TÜRK TORAKS DERNEĞİ
Haberler
Ulusal Tütün Kontrolü Kongresi Türk Toraks Derneği Oturumu
10 Haziran 16:29
Değerli Üyelerimiz,
Türk Toraks Derneği, 3-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen Ulusal Tütün Kontrolü Kongresi’nde, “Ulusal Tütün Kontrolünde Az Konuşulanlar” başlıklı paneli gerçekleştirdi. Aslı Görek Dilektaşlı ve Osman Örsel’in oturum başkanlığı yaptığı panelin ilk konuşmasını Osman Elbek yaptı. Elbek, konuşmasında MPOWER & TC.pdf, Türkiye’de artan tütün tüketiminin nedenlerini MPOWER zemininde sorguladı. Elbek, yaptığı konuşmada MPOWER’ın yanı sıra hak temelli bir yaklaşıma ve Türkiye’deki demokratik standartların zaman içerisinde gerilemesi ile tütün tüketimindeki artış ilişkisine de dikkat çekti. Ulusal politikanın kısmen başarılı olduğu dönemde nispeten çoğulcu bir demokratik kamu yönetiminin olduğunu vurgulayan Elbek, konuşmasını demokrasinin yetkinleşmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması, işsizlik ve gelir eşitsizliğinin azaltılması ve tütün şirketlerinin üretim ve dağıtım hatlarının hedef alınmasıyla ancak başarıya ulaşabileceğini, halen olduğu gibi sadece tütün tüketimini kısıtlamaya yönelik olması halinde sürdürülebilir bir başarının sağlanamayacağını belirterek tamamladı.
Panelde, elektronik sigara ve kenevir arasındaki bağlantının getirdiği riskler vurgulandı. Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü ÇG üyesi Ayşe Turan, elektronik sigaranın yalnızca bir nikotin ürünü değil, zaman içinde nikotin, kanabinoid ve hatta yeni nesil psikoaktif maddelerin taşınmasına uygun çok amaçlı bir inhalasyon platformuna dönüştüğüne dikkat çekti. Sunumda Vaping ve Kannabinoid Tehdit Analizi.pdf, tütün endüstrisinin “zarar azaltımı”, “dönüşüm” ve “dumansız gelecek” söylemlerinin sahadaki gerçeklerle örtüşmediği; aksine gençleri nikotinle tanıştıran, nikotin bağımlılığının sürmesine yol açan, çift kullanımı artıran ve bağımlılığı yeni teknolojilerle yeniden üreten bir pazar genişletme stratejisinin parçası olduğu vurgulandı. Klinik veriler, sigara bırakma polikliniğine başvuran hastalarda e-sigara kullanımının 2017–2023 döneminde belirgin ölçüde arttığını, kullanım nedeninin meraktan ‘sigarayı bırakma umuduna’ kaydığını ve kullanıcıların önemli bir bölümünün tükettiği ürünlerin içeriğini dahi bilmediğini göstermektedir.
Panelde elektronik sigaraların yalnızca bir nikotin ürünü olmaktan çıkarak kenevir türevleri, sentetik kanabinoidler ve diğer bağımlılık yapıcı maddeler için çok amaçlı bir taşıyıcı platforma dönüştüğü vurgulandı. Karşı karşıya olduğumuz tehdidin yalnızca yeni nesil nikotin ve kenevir ürünleri olmadığı; bu ürünleri büyüten, koruyan ve meşrulaştıran ticari çıkarlar, pazarlama stratejileri ve düzenleyici boşlukların oluşturduğu sistemsel yapı olduğu belirtildi. Tütün ve nikotin endüstrisi yıllardır reklam, sponsorluk, sosyal medya etkileyicileri, aroma stratejileri ve “zarar azaltımı” söylemleriyle bağımlılığı yeniden paketlerken; vergi teşvikleri, yatırım destekleri, üretim kolaylıkları ve mevzuat genişlemeleri gibi uygulamalar da sektörün hareket alanını artırmaktadır. Bir yandan gençler teknoloji, aroma ve yaşam tarzı pazarlamasıyla hedef alınırken, diğer yandan endüstri kendisini ‘sağlık’, ‘wellness’ ve ‘dönüşüm’ kavramları üzerinden yeniden meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Bu nedenle tütün, nikotin ve kenevir ürünleri ayrı sektörler olarak değil; ortak bir bağımlılık endüstrisinin farklı yüzleri olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Sigara Bırakma Polikliniklerinin mevcut durumlarını değerlendiren Ayşe Turan, Sigara Bırakma Polikliniklerinin Etkinliği ve Ulaşılabilirliği (1).pdf, sigara bırakma polikliniklerinin yalnızca nikotin bağımlılığının tedavi edildiği sağlık birimleri olmadığını; aynı zamanda tütün kontrol politikalarının başarısını yansıtan önemli göstergelerden biri olduğunu vurguladı. Sigara bırakma polikliniklerinin ülkemizdeki gelişimi, personel yapısı, fiziksel altyapı ve hizmet standartlarına değinildi. Bu polikliniklerin ne kadar erişilebilir, donanımlı, sürdürülebilir ve etkili hizmet sunabildiklerinin önemi vurgulandı. Ayrıca sigara bırakma polikliniklerinden elde edilen verilere göre, elektronik sigara kullanımındaki hızlı artış, tedarik kanallarının dijital ortamdan fiziksel satış noktalarına kayması ve sigarayı bırakma amacıyla elektronik sigaraya yönelen yeni kullanıcı profili oluştuğunu gösterdikleri belirtildi. Tütün endüstrisi her gün yeni ürünler, yeni pazarlama yöntemleri ve yeni bağımlılık biçimleri geliştirirken, sigara bırakma polikliniklerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Turan; tütün bağımlılığıyla mücadelenin yalnızca ilaç teminiyle değil, güçlü danışmanlık hizmetleri, sürdürülebilir insan gücü planlaması, tele-tıp uygulamalarının yaygınlaştırılması ve yeni nesil nikotin ürünlerini de kapsayan bütüncül bir halk sağlığı yaklaşımıyla mümkün olacağını belirterek çözüm önerilerini paylaştı.
Oturumun son konuşmacısı Remziye Can, kanıta dayalı olmayan bırakma yöntemlerini aktardı. KANITA DAYALI OLMAYAN BIRAKMA YÖNTEMLERİ (1).pdf. Sigara bırakma sürecinde kullanılan bazı alternatif yöntemlerin (biorezonans, lazer uygulamaları, hipnoz, akupunktur, hacamat ve çeşitli bitkisel ürünler gibi yöntemlerin) etkinliğine ilişkin yetersiz bilimsel kanıtların bireylerin sigara bırakma motivasyonunu, öz-yeterlilik inancını ve ekonomik boyutu üzerine etkilerini aktardı. Can, sağlık profesyonellerinin rolüne yaptığı vurgu ile tütün kontrolünde mücadele alanlarından birinin dezenformasyon olduğunu, kanıta dayalı olmayan yöntemlerin en büyük zararının bireyin sigarayı bırakamayacağına dair inancını güçlendirmesi ve etkili tedavilere ulaşmasını geciktirmesinin oluşturacağı yüklerini aktararak sonlandırdı.
Sevgi ve saygılarımızla,
Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu