Toraks Bülteni Haziran 2024 Yayınlandı

Haber
14 Haziran 11:50

Haziran Bültenimizde Aslıhan Karayılanoğlu Gülşahan’ın fotoğrafıyla sıcacık bir merhaba demek istedik sizlere...

Son zamanlarda hemen her ay duyduğumuz gibi sıcaklıklar 2024 Haziran ayında da “mevsim normallerinin üzerinde” seyrediyor. Artık yeni normalimiz, her geçen gün ateşi yükselen bir küre! Bu cehennemi atmosfer ise dünyamızdaki kuraklık, susuzluk, gıda yetersizliği, hava kirliliği, nüfus artışı, türlerin kaybı, ormanların yok oluşu ve iklim göçlerine yol açıyor. Fosil yakıt endüstrisinin kazançları azalmasın diye mavi gezegenimiz taşıyamayacağı karbon yükü ve metan gazı ile her geçen gün maviliğini yitiriyor…

O nedenle köprünün ortasında durmuşuz; ya köprüyü geçip doğayla, ağaçla, börtü böcekle, köprünün altından akan suyla, kısacası yaşamla bütünleşeceğiz ya da altıncı kez yok olacak her şey….

Tıpkı Murathan Mungan’ın dizelerinde tariflediği gibi “poliüretan kültürün popüler saltanatı” altında nefessiz kalmak gibi. 65 yıl önce üretime başlayan plastiğin dünyamızı 8,5 milyar ton ağırlaştırması gibi. Her saniyede 20 bin plastik şişenin yaşamımızı plastikleştirmesi gibi. Deniz hayvanlarının midelerinde yiyecekten çok plastik parçaların bulunması gibi. Plastik gezegenin her gün biraz daha yüzölçümünü artırıp canlılarının ve canlılığın yerini gasp etmesi gibi. Ne demişti yıllar önce Murathan Mungan: “anlamadan yaşadığımız hayat / … / akşam yemeklerinin melamin çağı / hiçbir neon ışıtamazken / tüketim ahlakının ince barbarlığını / Ey sevda sahafları! / heyelanlar içindeki kalplerinizi tarihe gömün / Çünkü Zamanlardır belirleyen aşkları”…

Geleceği düşünmek dışında ne var Toraks Bülteni’nde:

Elbette yine önce ve öncelikle biz varız: Türk Toraks Derneği var. Hepimizden hepimize haberler var. Kıbrıs’ta gerçekleştirdiğimiz “İklime Ses Ol, Dünyaya Nefes” temalı 27. yıllık kongremizin haberler var. Sonra uzaklardan, Amerika’dan, ATS kongresinden haberlerimiz var.

Ayrıca uzmanlık alanımızda büyük bir boşluğu dolduran “Bağışıklığı Baskılanmış Erişkinlerde Gelişen Pnömoni Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu”nun tanıtımı; akciğer kanserinin 9. evrelemesi ve e-sigara ile çocukluk arasındaki ilişkiyi ortaya koyan yazılar var. Ayrıca çöp ülke Türkiye’nin atık sorununu, işçilerini yutan altın madenciliğini ve gemi söküm tersanelerini odağımıza aldık.

Bilimin sağlık politikasından ayrı ve azade olmadığını bildiğimiz için üç bilimsel makaleye yer verdik. Hava kirliliğinin akciğer sağlığına etkisi, iddiaların aksine özelleştirmelerin sağlık hizmeti üzerine olumsuz etkisi ve geleceğin tıbbını belirleyen risk yaklaşımı ve omic teknolojileri üç ayrı makale ile dikkatinize sunduk.

“Genç Toraks Geleceğini Nasıl İnşa Ediyor?” yazısıyla asistan arkadaşlarımızın, gelecek beklentileri, yan dal seçimleri üzerine bakışlarını okuyacağız.

Öte yandan üyelerimizden olumlu geri bildirimler aldığımız Bülten Söyleşileri’ni anmadan geçmek istemedik. İstedik ki Sevgili Haluk Çalışır ve Levent Akyıldız’ın arkaplanda yoğun emek verdiği bu söyleşileri yazılı olarak kayıt altına alarak tarihi bir belge oluşturmayı hedefledik -ne de olsa bizler matbaanın – yazılı kültürün çocuklarıyız.  “İnsan Hakları Penceresinden Yoğun Bakımda Yaşamın Sonu” söyleşisinde Ezgi Özyılmaz yoğun bakım hekimi olarak, Nilgün Toker ise felsefeci gözüyle öne çıkardığı kavram olan “İnsanlık Onuru” üzerine yazdı.

İnsanı bir bütün olarak gördüğümüz için her Bülten’de kültürü, sanatı da harman etmeyi hedefliyoruz. Bu sayının kitabı “Yürüyüşün Felsefesi”yle Ege’den, gezisi “Çok Geç Olmadan” Küba’dan, sokak fotoğrafları Baran’dan, dolmakalemlerin direniş hikâyesi de “Mürekkep Lekesi” ile Çağlar’dan…

Ayrıca Aslı Ildır ve Çağla Uyanusta Küçük’ten iki de sinema analiz yazısı yer alıyor.

Ve Deniz Önder’in satırlarıyla Musée d’Orsay’ın beşinci kat koridorlarına ışınlanıyoruz: sağımızda Monet, solumuzda Renoir…

Unutmadan; yaza girerken tatil planlarınızı Tadımlık Söyleşisi’ne konuk olan Faruk Pekin’in aktardıklarını okumadan yapmamanızı, Arzu Hocamızın ve Sevgili Bülent’in mutfak yazılarını okumadan yemeğe oturmamanızı tavsiye ediyoruz.

Son olarak bir de unuttuklarımıza, özenle bakmadıklarımıza, örselediklerimize yer veriyoruz Bültenlerimizde. Bu sayıda Büyükada’da tüm görkemiyle adeta yıkılmaya terk edilen Yetimhane’yi görüş radarımıza alıyoruz. Mağrur ve yıkılmadım diyerek acılarının sarılmasını bekleyen ve sarılırsak sadece bir binaya sarılmamız anlamına gelmeyecek bu olağanüstü yapıyı var eden kültürü ve onu bugün yaşatmaya çalışanları görmeye, onlarla yan yana olmaya davet ediyoruz sizleri.

Tıpkı İstanbul Yeniköy’deki bir bahçede bizi bekleyen Kavafis’in dizeleri gibi: “Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın. / Bu şehir arkandan gelecektir. / Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın, / aynı mahallede kocayacaksın; / aynı evlerde kır düşecek saçlarına. / Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.”

O halde bu ülkeye, sokaklarına, denizine, evine, tasına – tarağına ama en çok insanına, kadınına, çocuğuna,  kuşu – kurduna – börtü böceğine, sokaktaki hayvanına, ağacına ve doğasına bir güzel sarılalım, Akbelen’de, Artvin’de, Cudi’de, Kaz Dağları’nda, Validebağ’da sıkıca sarıldığımız gibi sahip çıkalım… Çünkü buradayız, bir yerlere gitmiyoruz.

Sizlerle birlikte oluşturduğumuz bültenimizi keyifle okumanız dileğiyle.

Saygı ve sevgilerimizle,

Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu

Bültene ulaşmak için tıklayınız.