TÜRK TORAKS DERNEĞİ
Haberler
2021 Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO) Küresel Hava Kalitesi Kılavuzu’na Destek İçin ERS ve TTD' nin de Dahil Olduğu 100' den Fazla Dernek Tarafından Yapılan Ortak Açıklama
25 Eylül 16:56
Değerli Üyelerimiz,
Avrupa Solunum Derneği (ERS) ve Türk Toraks Derneği’nin de dahil olduğu 100'den fazla dernek tarafından yapılan ortak açıklamada, yakın zamanda yayınlanan 2021 Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO) Küresel Hava Kalitesi Kılavuzu’na verilen destek vurgulanıyor.
Aşağıda açıklamaya ulaşabilirsiniz.
Bilgilerinize sunarız.
Sevgi ve saygılarımızla,
Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu
Sağlık uzmanları, üye ülkeleri hava kirliliği azaltma politikaları uygulamaya çağırıyor.
Sağlık uzmanları ve hasta temsilcisi grupları, ülkelerin sağlığını korumak için temiz hava politikalarını gecikmeden uygulamaya çağıran ortak bir bildiri yayınladı.
Avrupa Solunum Derneği (ERS) ve Türk Toraks Derneği’nin de dahil olduğu 100'den fazla dernek tarafından yapılan açıklamada, yakın zamanda yayınlanan 2021 Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO) Küresel Hava Kalitesi Kılavuzu’na verdikleri destek vurgulanıyor . Sağlık uzmanları bu kılavuzun etkili hava kalitesi ve dünya çapında emisyon azaltma politikaları için bir rehber olarak kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Avrupa Solunum Derneği Çevre ve Sağlık Komitesi Başkanı ve Danimarka Kopenhag Üniversitesi Halk Sağlığı Departmanı’nda çevresel epidemiyoloji profesörü Profesör Zorana J. Andersen, “Hava kirliliği insan sağlığı için büyük risk oluşturuyor; başlıca akciğer ve kalp hastalıkları, diyabet, kanser, bebek ölümleri ile bağlantılıdır ve ortaya çıkan kanıtlar hamilelik, çocuklarda bilişsel gelişim, bunama ve ruh sağlığı üzerindeki zararlı etkilere ve ayrıca COVID-19'dan ölüm riskinin artmasına işaret etmektedir.’
“Dünya nüfusunun %95'inden fazlası her gün tehlikeli düzeyde hava kirliliğine maruz kaldığından, hava kirliliği küresel hastalık ve ölümler için başlıca risk faktörleri arasında dördüncü sırada yer alıyor. Kirliliğe bağlı sağlık etkilerinin tahmini küresel ekonomik maliyeti 2013'te 5 trilyon ABD dolarıydı. Hava kirliliğinin azaltılması, yalnızca tüm vatandaşların sağlık ve yaşam kalitesinde muazzam ve acil iyileştirmelere yol açmayacak; aynı zamanda hava kirliliği ile ilgili hastalıkların tedavisi için toplum tarafından üstlenilen tıbbi maliyetlerin düşürülmesine de yardımcı olacaktır. Ayrıca, hava kirliliğini azaltmaya yönelik politikalar, aynı zamanda sera gazı emisyonlarını da azaltacak ve benzeri görülmemiş iklim değişikliği krizlerinin hafifletilmesine yardımcı olacaktır.’
“Güncellenmiş DSÖ Hava Kalitesi Kılavuzu hava kirliliği konsantrasyonlarını her düzeyde düşürmenin önemini vurguluyor. Yeni DSÖ Hava Kalitesi Kılavuzunun tavsiyelerini destekliyoruz ve ülkeleri hava kalitesi ve emisyon azaltma politikalarını bilgilendirmek için kılavuzu kullanmaya çağırıyoruz. Şimdi, politika yapıcıların; daha sağlıklı ve dayanıklı bir nüfus, çevre ve gezegen sağlamak amacıyla iddialı yasalar için çaba gösterme zamanı.”
Açıklamada, hava kirliliğine gözlemlenebilir en düşük maruz kalma seviyelerinin bile insan sağlığına zararlı olduğunu gösteren kanıtlar nedeniyle, DSÖ Hava Kalitesi Kılavuzu 2021'in güvenli bir hava kirliliği seviyesi olmadığını gösterdiği konusunda uyarıda bulunuluyor. Buna dayanarak, bildiri, politika yapıcıları şunları yapmaya çağırıyor:
Hava kirliliğinin arttığı noktalarda PM2.5 ve NO2 sınır değerlerini düşürmek için temiz hava mevzuatını gözden geçirin ve bunları DSÖ Hava Kalitesi Kılavuzu 2021 ile uyumlu hale getirin.
Tüm popülasyonun maruziyetinin kademeli olarak azaltılmasını sağlamak için, yalnızca kirliliğin arttığı noktalarda değil, her yerde ortalama kirlilik seviyelerinin sürekli olarak azaltılması için sabit sınır değerlerini uygulayacak politikalar geliştirin.
Halk sağlığını korumak, iyileştirmek ve iklim değişikliğini en aza indirme çabalarını desteklemek için temiz hava politikalarına yatırım yapın, uygulayın ve etkin bir şekilde izleyin.
Ağır astımı olan ve Avrupa Akciğer Vakfı astım hasta danışma grubunda hasta savunucusu olan Hollandalı Dominique Hamerlijnck, hava kirliliğinin hayatı üzerinde nasıl yıkıcı bir etkisi olduğunu açıkladı: “Astımımın ana tetikleyicilerinden biri hava kirliliği. Nefes almak o kadar çok çaba gerektiriyor ki, günlük olarak nefes almak dışında çok az şey yapabiliyorum. İlaçlarımın maksimum dozunu alıyorum ama çalışabilmek, insanları görebilmek bir yana, gerekli günlük aktiviteleri yapabilmek için bu yeterli değil. Her gün nefes almak için harcadığım çaba, solunum kaslarıma aşırı yük bindiriyor ve sürekli ağrı çekiyorum.’
" Hayatta kalmak için gerekli olduğu için havadan kaçınamayacağımıza göre insanları güvenli, sağlıklı tutmak ve topluma katılabilmelerini sağlamak için daha temiz havaya ihtiyacımız var. Umarım yakında daha temiz havaya kavuşuruz. Evimden daha sık çıkabilmek ve dış dünyanın tadını çıkarabilmek istiyorum.”
Her düzeydeki politika yapıcılar; halk sağlığını, kronik sağlık sorunlarıyla yaşayanları ve çevreyi hava kirliliğinin zararlı etkilerinden korumak için, 2021 DSÖ Hava Kalitesi Kılavuzu'nu ciddi şekilde değerlendirmeli ve iddialı temiz hava politikalarını gecikmeden uygulamalıdırlar.
Daha fazla bilgi ve iletişim için:
Beth Maguire Avrupa Solunum Derneği (ERS)İletişimi [email protected]
Ortak açıklamanın tamamını okumak için:
https://ers.box.com/v/WHO-AQGs-2021-Joint-Statement