Hak Arama/Örgütlenme Özgürlüğü/ İş Bırakma Hakkında Bilgi Notu

Haber
11 Mart 15:36

HAK ARAMA/ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ/ İŞ BIRAKMA

İlgi: Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü imzalı göreve gelmeme iş bırakma eylemleri konulu yazısı

İlgi yazının, Sağlık çalışanlarının üyesi olduğu Meslek Örgütleri ve Sendikaların çağrısı ile sağlık hakkı ve sağlık çalışanlarının özlük hakları ile ilgili acil taleplerini duyurmak, bunların yerine getirilmesini sağlamak için ilan ettikleri görev etkinliklerine katılımı engellemeye dönük olduğu anlaşılmaktadır. Yazıda katılanlar hakkında disiplin yaptırımlarının uygulanacağı belirtilmektedir. Konuya ilişkin yargı kararları bu yazımız ekinde paylaşılmaktadır. Söz konusu kararlarda konunun hukuki çerçevesi ayrıntıları ile tartışılmaktadır. Bununla birlikte özet bir hukuki değerlendirmeyi sizlere aktarıyoruz.

Anayasa Mahkemesine göre; “Genel olarak örgütlenme özgürlüğü ve özel olarak da sendika hakkı Anayasa’da benimsenen temel değerlerden biri olan siyasal demokrasiyi somutlaştıran özgürlükler arasında yer alır ve demokratik toplumun temel değerlerinden birini oluşturur”(Selda Demir Taze Başvurusu, Başvuru No 2014/7668,Karar Tarihi: 10/6/2015)Bu hak ve özgürlükler kamu düzenini bozmak yerine, kamu düzenini güçlendiren, demokrasinin kalıcılaşmasına hizmet etmektedir.

Hak arama özgürlüğü kapsamında, çalışanların çalışma koşullarının belirlenmesine, düzenlenmesine ve düzeltilmesine ilişkin taleplerinin dikkate alınmasını sağlayacak en elverişli, en geniş ve hatta biricik yöntem, yaptıkları hizmetin yürütümüne ilişkin yöntemlerdir.  Kuşkusuz iş yavaşlatma ya da iş bırakma da bu yöntemlerin başında gelmektedir.

Örgütlenme özgürlüğü, hekimlere sadece bir araya gelmeyi, aynı çatı altında toplanmayı değil, “çıkarlarını korumak için” bir baskı grubu oluşturmayı da kapsar, ve dahası gerekli kılar. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinde düzenlenen toplantı ve örgütlenme özgürlüğü, üye devlete, üyelerin mesleki faaliyetlerini korumak için sendika ve diğer örgütlerin mücadelelerini olanak sağlayan bir mevzuat yapma ödevi verilmektedir.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 87 Nolu Sendika Özgürlüğüne ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin 3.  maddesinde  iç hukuktaki yasaların bu sözleşme ile öngörülen güvencelere zarar verecek şekilde uygulanamayacağı belirtilmiştir.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Büyük Genel Konferansında kabul edilen ve 3848 sayılı Uygun Bulma Kanunu ile onaylanarak iç hukukumuzda yerini alan  151 Nolu Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunması ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin Sözleşmesinde kamu görevlilerinin örgütlerinin faaliyetlerine katılması nedeniyle cezalandırılamayacağı düzenlenmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 06.03.2007 tarihinde verdiği Karaçay –Türkiye kararında geçici süreli iş bırakma eylemine katılan kamu görevlisine disiplin cezası verilmesinin sözleşme özgürlüğüne aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Yukarıdaki Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşmeler uyarınca, iş bırakma eyleminin suç olarak  düzenlendiği  TCK 260. maddesinde  kamu görevlilerinin mesleki ve sosyal amaçlarla hizmeti aksatmayacak biçimde, geçici ve kısa süreli iş bırakmaları veya yavaşlatmaları halinde, ceza da verilmeyebileceği düzenlenmiştir.

Nitekim geçmişten bu yana yapılan iş bırakma eylemleri sonrasında Türk Tabipleri Birliği başta olmak üzere kimi sağlık örgütleri yöneticileri ve çalışanları hakkında da mahkemeler  tarafından yapılan yargılamalarda eylemlerin hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Disiplin cezalarına yönelik olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile  Anayasa Mahkemesi önüne gelen pek çok başvuruda, iş bırakma ya da yavaşlatma nedeniyle verilen  disiplin cezaları(uyarı dahil) belirtilen Anayasal Hakların ihlali olarak değerlendirmiştir; “Öte yandan başvurucunun eylemi sonucunda kendisine uyarma cezası verilmiştir. Verilen ceza -hafif olsa da- başvurucu gibi sendikaya üye kişileri, çıkarlarını savunmak amacıyla yapılan meşru grev veya eylem günlerini organize etmenin önüne geçebilecek caydırıcı etki doğuracak bir niteliğe sahiptir (Kaya ve Seyhan/Türkiye, B. No: 30946/04, 15/12/2009, § 30; Karaçay/Türkiye, B. No: 6615/03, 27/6/2007, § 37; Doğan Altun/Türkiye, B. No: 7152/08, 26/5/2015, § 50; Ezelin/Fransa, B. No: 11800/85, 26/4/1991, § 43). Selda Demir Taze Başvurusu (Başvuru Numarası: 2014/7668) Karar Tarihi: 10/6/2015)

Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü imzalı göreve gelmeme iş bırakma eylemleri konulu yazısı,  çalışanların Anayasal haklarının kullanımını engellemeye dönüktür. Yazıda belirtildiği üzere soruşturma açma gibi yollara başvurmaları, uyarma, kınama vb disiplin cezalarını verme yoluna gitmeleri mümkün olabilir. Ancak böyle bir tutum, açıkça Anayasaya, tarafı olduğumuz Uluslararası Sözleşmelere ve Yüksek Yargı Organlarının kararlarına  açıkça aykırı olacaktır. Herhangi bir hukuka aykırı yaptırıma karşı da yargı yoluna gitmek ve sözkonusu pozitif kural ve kararlar ışığında iptalini sağlamak olasıdır.

Bilgilerinize sunulur.

Türk Toraks Derneği