Özlük Hakları Görev Grubu

Eğitim Araştırma Hastanelerimizdeki Göğüs Hastalıkları Uzmanlarının Kongre İzinlerinin Yıllık İzin Haklarından Düşülmesi Konusunda Hukuk Büromuzun Görüşü

Değerli üyelerimiz,

Sağlık Bakanlığı Eğitim Araştırma Hastanelerinin Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile afiliasyonu sonucu Eğitim Araştırma Hastanelerimizde iki ayrı kadro ortaya çıkmıştır: Sağlık Bilimleri Üniversitesi kadrosundakiler ve Sağlık Bakanlığı kadrosundakiler. Bu nedenle bazı hastanelerimizde görev yapan Göğüs Hastalıkları uzmanlarının kongre izinlerinin yıllık izin haklarından düşülmesi konusunda farklı uygulamalar yaşanmış ve bunun sonucunda da mağduriyetler ortaya çıkmıştır.

Bu nedenle Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu, Hukuk Büromuzdan görüş talebinde bulunmuş olup derneğimizin mevzuatı ve kanunlar temelinde hukuk büromuzun bildirdiği görüşü siz üyelerimizin bilgisine sunarız. 

Üyelerimizin özlük haklarıyla ilgili her türlü sorunlarıyla Özlük Hakları Görev Grubumuz aracılığıyla ilgilenmek ve danışmanlık sağlayarak çözümler üretmek için her zaman hazır olduğumuzu bu vesileyle bir kez daha sizlere bildiririz.

Sevgi ve saygılarımızla

 

 

Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu

 

 

TÜRK TORAKS DERNEĞI

MERKEZ YÖNETİM KURULU’NA

KONU  : Kadroları farklı kurumlarda olmak üzere birlikte kullanılan sağlık tesislerinde görev yapan hekimlerin kongre izinleri hakkındadır.

Kadroları farklı kurumlarda olmak üzere birlikte kullanılan sağlık tesislerinde görev yapan hekimlerin kongre izinlerine ilişkin uygulamada sorunlar yaşandığı belirtilmiş, Avukatlık Büromuzdan konuya ilişkin bilgi verilmesi istenmiştir.

Bu konuda tarafımıza kadrosu Sağlık Bakanlığı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ya da bir başka üniversitede olan hekimler açısından da sıklıkla soru geldiğinden aşağıda konuya ilişkin genel bir açıklama yapılacak ve her kadro tipi açısından durum Derneğinizin bilginize sunulacaktır.

Bilindiği üzere 3359 sayılı Kanunun Ek 9.maddesi ile 2011 yılında bir düzenleme yapılmış, kamu hastaneleri ile tıp eğitimi veren üniversiteler arasında protokol imzalanarak eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için kurumların kaynaklarını karşılıklı olarak birlikte kullanması yönünde bir düzenleme yapılmıştır. Maddenin yürürlüğe giren ilk halinde, kamu hastanelerinin tek bir üniversite ile birlikte kullanım protokolü imzalaması öngörülmüştür. Bu kapsamda birlikte kullanılan sağlık tesislerinin; Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastanesi, ilgili üniversite için ise sağlık uygulama ve araştırma merkezi olarak kabul edileceği hükme bağlanmış, birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin ise tüm özlük işlemleri bakımından kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına tabi olacağı düzenlenmiştir.

Sonrasında 2015 yılında 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’nun Ek-158.maddesiyle Sağlık Bilimleri Üniversitesi kurulmuştur. Sağlık Bilimleri Üniversitesinin kurulmasıyla Sağlık Bakanlığı ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi arasında tüm Türkiye’deki eğitim araştırma hastanelerinin birlikte kullanımına ilişkin protokol imzalanmış, böylelikle bir eğitim ve araştırma hastanesinin hâlihazırda bir üniversiteyle protokolü olsa dahi Sağlık Bilimleri Üniversitesiyle de protokol imzalamasına izin verilmiştir. Sonrasında 2018 yılında 3359 sayılı Kanunun Ek 9.maddesinde bir değişiklik daha yapılmış, tüm üniversiteler açısından birden fazla birlikte kullanım protokolü yapılabileceği yönünde düzenleme yapılmıştır.

Şehir Hastaneleri’ne ilişkin 6428 sayılı Kanun başta olmak üzere alana ilişkin düzenlemeler ile şehir hastanesi yapılan yerlerde Sağlık Bakanlığı’na bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri şehir hastaneleri bünyesinde toplanmıştır.

Tüm bu düzenlemeler sonucunda; farklı üniversiteler ile birlikte kullanım protokolü bulunan eğitim ve araştırma hastaneleri aynı yerleşkede sağlık hizmeti vermeye başlamış, kadrosu birbirinden farklı kamu hastanelerinde veya üniversitelerde olan hekimler aynı hastane içerisinde görev yapmaya başlamıştır. Buna karşılık bu hekimlere kadrolarının bulunduğu kurumun mevzuatı uygulandığından, çalışma koşulları bütünüyle aynı olmasına rağmen kongre izni gibi özlük haklarına ilişkin kurallarda farklı uygulamalar ile karşılaşılmaktadır. Bu nedenle aşağıda, her bir kurum açısından kongre iznine ilişkin hususlar açıklanacaktır.

Ø  Kadrosu bir üniversitede olan hekimlerin kongre izni

Kadrosu Sağlık Bilimleri Üniversitesi ya da başka herhangi bir üniversitede olan öğretim üyelerinin özlük ve izin haklarına ilişkin 2547 sayılı Kanunun uygulanması gerekmektedir.

2547 sayılı Kanunun 62.maddesinde, üniversite öğretim elemanlarının özlük hakları için öncelikle bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiş, 64.maddedeyse öğretim elemanlarının yıllık izinlerinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre yürütüleceği düzenlenmiştir. 2547 sayılı Kanunun 39.maddesinde, öğretim elemanlarının kurumlarından yolluk almaksızın yurt içinde ve dışında kongre, konferans, seminer ve benzeri bilimsel toplantılarla, bilim ve meslekleri ile ilgili diğer toplantılara katılmalarına, araştırma ve inceleme gezileri yapmalarına, araştırma ve incelemenin gerektirdiği yerde bulunmalarına, bir haftaya kadar dekan, enstitü ve yüksek okul müdürleri, on beş güne kadar rektörlerin izin verebileceği düzenlenmiştir. Yani 2547 sayılı Kanunda, 15 güne kadar kongre izni verilmesinin mümkün olduğu hükme bağlanmıştır. 657 sayılı Kanunun izne ilişkin hususların düzenlendiği 102 ve devamı maddelerindeyse kongre iznine ilişkin bir ibareye yer verilmemiştir. Ancak Sağlık Bilimleri Üniversitesinde görev yapan öğretim üyeleri öncelikle 2547 sayılı Kanuna tabi olduğundan, bu Kanunda düzenleme bulunması kongre izni alınabilmesi için yeterlidir.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi de diğer tüm yükseköğretim kurumları gibi 2547 sayılı Kanuna tabii olarak işlem tesis etmek durumundadır. Anayasa’nın 130. Maddesi uyarınca yükseköğretime ilişkin hususların ayrı bir Kanun ile düzenlenmesi öngörüldüğünden ve 2547 sayılı Kanunda konuya ilişkin hüküm bulunduğundan bu hükmün bir idari işlemle yürürlükten kaldırılması hukuken mümkün değildir.

Ø  Kadrosu Sağlık Bakanlığında olan hekimlerin kongre izni

Bilindiği üzere Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde görev yapan hekimler 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabiidir. Kanunun izne ilişkin hususların düzenlendiği 102 ve devamı maddelerinde Kongre İzni adı altında bir izne yer verilmediği için Bakanlık tarafında bu konuda genelge ve yönergeler çıkarılmış, zaman zaman kongre izninin ayrıca verileceğini zaman zamansa verilemeyeceği düzenlenerek keyfi uygulamalarda bulunulmuştur. Son olarak, Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nün E.375 sayı ve 10.4.2019 tarihli yazısında kongreye katılacak hekimlerin öncelikle yıllık iznini, bu mevcut değilse mazeret iznini kullanacağı yönünde işlem tesis edilmiştir. 2017 yılında ise Ankara Tabip Odasının başvurusu üzerine Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun 24.2.2017 tarihli yazısı ile hekimlerin yılda iki defa 15 günü geçmemek üzere kongreye katılım için izin alabileceğini, bu iznin kullanılmış olması halinde yıllık izin ya da mazeret iznine başvurulacağı düzenlenmiştir.

Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nün hekimlerin kongreye katılım için yıllık izinlerini kullanması gerektiğini belirtir işlemi, temel hak ve hürriyetlere ve üst hukuk normlarına aykırıdır. Yıllık izin hakkı Anayasanın 50.maddesi ile koruma altına alınan dinlenme hakkının bir gereğidir. Yıllık iznin hekimin dinlenmesine imkân verecek şekilde kullanılması hekimin bedensel ve ruhsal olarak iyilik halinin ve iş tatminin sağlanması ve sosyal yaşama katılımının sağlanması açısından zorunludur.

Kongreye katılmaksa hekimlerin gelişen tıp bilimi ve teknolojisini yakından takip etmelerini sağlamak ve böylelikle sunulan sağlık hizmetinin niteliğini artırmak için önem arz eden mesleki bir faaliyettir. Hekimlerin ulusal ya da uluslararası bilimsel kongrelere katılmasındaki amaç, ilgili tıp alanına ilişkin bilgi ve gelişmeleri yakından izlemek, kendi bilgilerini akranları ile paylaşmak, yeni gelişmeleri mesleki çalışmalarında uygulamak, eğitici olan hekimler yönünden sonraki nesli oluşturan tıpta uzmanlık eğitimi gören hekimlere, tıp fakültesi öğrencilerine, yöntemi kendi alanlarında uygulayabilecek diğer hekimlere öğretmektir. Bu sayede yeni tıbbi yöntem ve uygulamaların bulunduğu dönemde hızla tüm dünyada bilinir olması ve eş zamanlı olarak uygulanması ile topluma sunulan sağlık hizmetinin niteliğinin artırılması ve sonraki kuşaklara aktarılması sağlanmaktadır. Yeni yöntem ve uygulamalarda akran denetimi yapılabilmesi, varsa görülemeyen olumsuz etkilerinin ortaya çıkarılması, etki mekanizmalarının, sonuçlarının gözlenmesi, iyileştirilmesi, geliştirilmesi de ancak hekimlerin kongrelere katılması ile mümkündür.

Dolayısıyla kongreye katılmak hekimin dinlenme hakkını kullanabileceği bir ara verme değil, tam tersi mesleğine ilişkin olarak güncel gelişmeleri öğrenmeye ve çalışmaya devam edeceği bir süreci kapsamaktadır. Bu nedenle kongreye katılımın yıllık izin hakkından düşülmesi hukuka aykırıdır. İşveren olarak idarenin çalıştırdığı hekimlerin mesleki gelişimini sağlama, onları destekleme yükümlülüğü kapsamında da kongreye katılım izinlerinin verilmesi zorunludur. Nitekim Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa Sosyal Şartının II. Bölümünün 10/3/b maddesinde de taraf devletlere çalışanlara mesleki eğitim hakkını sağlama yükümlülüğü verilmiştir.

Diğer yandan Sağlık Bakanlığı tarafından kongre iznine imkân sağlanmaması çalışma ortamında hekimler arasında da eşitlikçi olmayan bir durum yaratmakta, çalışma huzurunu bozmaktadır. Yukarıda aktarıldığı gibi, Şehir Hastaneleri içerisinde üniversitelerle protokolü olan eğitim ve araştırma hastanelerinin toplanmasıyla kadrosu birbirinden farklı kurumlarda olan hekimler birlikte çalışmaya başlamıştır. Ancak Sağlık Bakanlığının hukuka aykırı uygulaması nedeniyle aynı işi yapan, aynı görevi üstlenen ve aynı koşullar altında çalışan bazı hekimler kongreye katılmak için izin alabilirken diğerleri yıllık izninden kullanmak zorunda bırakılmaktadır. Hâlbuki bu uygulama Anayasanın 49.maddesi ile hüküm altına alınan devletin, çalışanların hayat seviyesini yükseltme ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğüne, Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa Sosyal Şartının 5.Bölümü ile İş Kanunun 5.maddesinde düzenlenen işverenin eşit davranma yükümlülüğüne aykırıdır.

Bütün bu açıklamalarımız ışığında ;  Kadroları Üniversitede bulunan hekimlere yıllık izinlerinin dışında 15 günlük kongre izninin verilmesinin 2547 sayılı Yasa ile düzenlendiği, Anayasa ve Ülkemizin tarafı olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca da kadrosu Sağlık Bakanlığında bulunan hekimlere de eşit uygulama yapılarak çalışan hekimlerin hem dinlenme hakkını kullanabileceği hem de mesleki olarak kendini geliştirebileceği bir uygulamanın yapılmasının hukuken zorunlu olduğu düşünülmektedir. Bilgilerinize sunulur. Saygılarımızla. 08.07.2028

 

                                                            Av. Ziynet Özçelik- Av. Hazal Aktepe