Mesleksel Akciğer Hastalıkları Çalışma Grubu

Mesleki Akciğer Hastalıklarında Tanı-Tedavi ve Maluliyet Konulu Eğitim Programı Gerçekleştirildi

Çukurova’da Mesleki Akciğer Hastalıklarında Tanı-Tedavi Ve Maluliyet Konulu Toplantıdan İzlenimler

Türk Toraks Derneği Çukurova şubesinin davetiyle Mesleki Ve Çevresel Akciğer Hastalıkları Çalışma Grubu “Mesleki Akciğer Hastalıklarında Tanı-Tedavi Ve Maluliyet” başlıklı kursu düzenledi.

Kursun öncesinde  Dr. Ali Kocabaş termik santrallerin ve onlara bağlı sağlık risklerinin en önemli sorunları oluşturduğunu belirtti. Çukurova bölgesinde 30-40 termik santralin kurulmasının gündemde olduğunu ve Greenpeace, Heal gibi çevre kirlenmesiyle savaşan kuruluşlarla işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Meslek hastalıklarının tanısı ve izlenmesine değin şube üyeleri olarak deneyim ve bilgilerin aktarılmasından hoşnut olacaklarını bildirerek toplantıyı açtı. Toplantıda bulunan 38 katılımcının (Göğüs Hastalıkları, Halk sağlığı, İşyeri hekimlerinden oluşan topluluk) katkı ve sorularına açık olan kursta aktarılanlar kısaca özetlendi.

Kursun ilk konuşması Dr. Peri Arbak tarafından yapılan “Çukurova’da Ekonomik Yapı” sunumuydu. Çukurova’da tarihsel olarak pamuk tarımı ve gıda işlemeciliğinin yaygın olduğu vurgulandı. Halen tekstil, gıda üretimi, demir çelik endüstrisinin ve tarımın (mevsimlik tarım işçiliği, seracılık) ön planda olduğu,  bölgede Suriyeli göçmen işçilerin ucuz ve kaçak iş gücü olarak ortaya çıktığı belirtildi.  

Dr. Tacettin Örnek Afşin Elbistan’daki yerüstü linyit işletmelerinden esinlenen konuşmasını yerüstü madenciliğin yarattığı mesleki ve çevresel sağlık risklerini anlatarak sürdürdü. Yerüstü madenciliğin bazı çalışmalarda binde 2 düzeyinde silikoza yol açtığı, yeraltı madenciliğinden daha az oranda olsa bile pnömokonyozun gözlendiği bildirildi. Yerüstü madenciliğinin çevre tahribatına yol açtığı ayrıca vurgulandı.

Dr. Fatma Evyapan “Mesleki Havayolları Hastalıkları ve Bisinozis” sunumunda kendi yayınlarından örnekle Bisinozis hastalığının yaygınlığını ve etyolojisini tartıştı. Özellikle ham pamuk işlemeciliğinde gözlenen bisinozisin teknolojik gelişmeyle azaldığını anlamak mümkündü. İpekli dokumacılığı pamuklu dokumacılıkla karşılaştıran literatürden örnekler sundu. Mesleki astımın tanı ve izleminden de ayrıntılı olarak söz ederek sunumunu tamamladı.

Dr. İsmail Şerifoğlu çeşitli meslek hastalıklarının radyolojik bulgularını sundu.

Dr. Figen Atalay meslek hastalıklarında solunum fonksiyon testlerinin uygulanmasını örneklerle aktardı. Solunum fonksiyonları için genel girişten sonra, farklı meslek hastalıklarında gözlenen fonksiyon bozukluklarını, zirve ekspiratuar akım hızlarının meslek astımında izlenmesinin önemini, uzun dönemli solunum fonksiyonlarının izlemini açıkladı. Meslek hastalıkları alanında önemli yeri bulunan solunum fonksiyonlarında normalin alt sınırı kavramını ve uzun dönemli izlemde bu sınırın altına düşen bireylerin risk grubunda bulunduğunu belirtti. Bu noktada Dr. Ali Kocabaş tarafından belirtilen çekince, tüm ortalama spirometrik değerlerin Amerikan veya Batı Avrupa toplumlarının standartlarını yansıttığı bu nedenle Türk toplumuna uyarlanamayacağı yönünde oldu.

Dr. İstemi Oral işyeri hekimlerinin meslek hastalıklarının tanı ve takibinde bulunmaları gereken yerde olmadığını belirtti. Mevzuatın işyeri hekimine sağlık gözetimi, işe giriş ve periyodik muayene yetkisini verdiğini söyledi. İşyeri hekimlerinin meslek hastalıkları ön tanısı koyabilirken, işyerinin koşullarını bilmeden tanı koymaya yetkili kılınan klinisyenlerin de yetersiz kalacağını vurguladı.

Dr. Zafer Sak gıda işlemeciliğine bağlı olarak gözlenebilecek  hastalıklardan (astım, hipersensitivite pnömonitisi, bronşiyolit) söz etti. Gıda işlemeciliğinin ülkemizde en büyük 2. sanayi sektörü olduğunu bildirdi.

Dr. İbrahim Akkurt meslek hastalıklarında tıbbi tanı sisteminin yerleşmesinin önündeki en önemli engelin yasal tanı sistemi yani maluliyet ve tazminat olduğunu vurguladı. Meslek hastalıklarının tıbbi tanısında yetki ve sorumluluğun Sağlık Bakanlığı’nda olduğunu bildirdi.

Toplantının olumlu yönleri; meslek hastalıkları alanında bölgesel özellikleri dikkate alan programa sahip olması, yerüstü madencilik, gıda işlemeciliği ve pamuk işlemeciliğinde gözlenebilecek ve daha az işlenmiş ve tanınmadığı için atlanabilecek hastalıkları da içermesiydi. Meslek hastalıklarına özgü radyoloji ve solunum fonksiyon testleri uygulamaları da diğer artılardı.

Toplantının olumsuz yönleri; konuşma sürelerinin öngörülenden fazla olarak uzaması, katılımcıların kişisel deneyimlerinin aktarılmasının sağlanamamasıydı.

Çukurova toplantısı öncesinde Adana’nın güzel Seyhan nehri manzarasının karşısında, bizlere gastronomik hazlar yaşatan TTD Çukurova Şube başkanı Dr. Sedat Kuleci’ye, beynimizi, ruhumuzu besleyen değerli Ali hocamıza, Adana , Mersin ve Hatay’dan katılımlarıyla bizleri yalnız bırakmayan arkadaşlarımıza, Dr. Sebahat Genç’e teşekkürlerimizi sunarız.

TTD Çevresel ve Mesleki Akciğer Hastalıkları Çalışma Grubu adına,

Dr. Peri Arbak