Çevre Sorunları ve Akciğer Sağlığı Çalışma Grubu

Tuzla Deri Sanayi Sitesindeki Bir Kimya Tesisinde Çıkan Yangın ve Patlamanın Etkileri ile İlgili Türk Toraks Derneği Açıklaması

 

18.09.2019 tarihinde Tuzla’da Orhanlı Deri Organize Sanayi Bölgesi Deri Yan Sanayi Sitesinde faaliyet gösteren bir kimya fabrikasında yangın ortaya çıktı.  Firmanın  'Poliüretan' üretimi yapılan bir fabrikada gerçekleştiği açıklandı. Poliüretan üretiminde hammadde ve yardımcı madde olarak birçok tehlikeli kimyasal  (izosiyanat gibi) kullanılmaktadır. Öte yandan bu endüstriyel alana ilişkin oldukça sınırlı bilgi bulunmaktadır.

Yanan fabrikada üretilen ve yanan kimyasallar hakkında yetkili kaynaklarca net bir açıklama yapılmadığı için, etkinin ve zararın boyutu hakkında gerçekçi bir tahminde bulunmak zordur. Yine de yangın ile bir takım zararlı kimyasal bileşikleri, yakıt tanklarındaki patlama ve yangın sonucunda, petrol yanma ürünlerinin atmosfere yayıldığını söylemek mümkündür. Yayılan partikül maddeler de tüm ekolojik ortama zarar vermektedir.  Bu zarar, kimyasal maddenin cinsine, yoğunluğuna ve maruziyet derecesine göre değişiklik gösterir. Bu tür kazalarda çevre ve insan sağlığı açısından hızla yapılması gerekenlerin başında; insan sağlığı ve çevre açısından riskin belirlenmesi amacıyla olay yerinde, çevrede gerekli ölçümlerin yapılması, havaya/çevreye yayılan zararlı madde ve kimyasalların belirlenmesi, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve insanları korumak için gerekli önlemlerin alınması oluşturmaktadır.

Kimyasal maddelerin yanma ürünleri olan, akut ve kronik etkilere sahip çeşitli buhar ve gaz ürünlerin, sis ve duman şeklinde havaya salındığı bilindiği gibi rüzgârın yönü, hava basıncı, şiddeti bölgedeki gaz konsantrasyonunu da zararlı etkilerin gelişmesinde önemlidir.  Bu sis ve dumanda içindeki parçacık büyüklüğü de farklılık gösterir. Gözle görülemeyen küçük partiküller solunum yoluyla akciğere ulaşarak sistemik dolaşıma geçebilir. Ayrıca cilde temas ederse, cilt yoluyla vücuda geçebilir. Bölgede ölçüm yapıp gazların, kimyasalların ne olduğunu ve yoğunluğunu belirleyip, buna göre önlem almak gereklidir.

Kimyasal gazlara ve kirleticilere maruziyet sonucunda başlangıçta ve kısa dönemde öksürük, göğüs sıkışması, nefes darlığı gibi yakınmalar yanında çok daha ciddi, hayatı tehdit eden sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Orta ve uzun vadede, kronik hava yolu hastalıkları (astım, KOAH gibi) riski artmakta, başta akciğer kanseri olmak üzere kanser gelişme riski artmaktadır. Solunan maddenin özelliğine göre alveol dediğimiz hava keseciklerine ulaşan gazların kan dolaşımına karışması sonucu sinir sistemi, kalp, karaciğer ve böbrekler de olumsuz etkilenebilmektedir. Bu nedenle özellikle yaşlılar, kronik akciğer hastalığı olanlar, gebeler, çocuklar özellikle daha fazla risk altındadır. Bu kişilere uyarıda bulunmak ve havasında kimyasal toksik partikül içeriği olabilecek yerlerden uzak kalmaları önerilmelidir.

Yağmur sırasında da atmosferde birikmiş kimyasalların yeryüzüne inmesi riskini ortaya çıkarmaktadır. Yağış, solunumsal etkilenmeyi ve dolayısıyla semptomları azaltır. Ancak hem kimyasal maddelerin kendileri hem de ortamdaki su – su buharı ile birleşerek ikincil zararlı bileşiklerin ortaya çıkmasına yol açar. Ayrıca hem ortamdaki birincil bileşikler hem de oluşan ikincil bileşikler kimyasal maddelerin toprağa, suya karışmasını sağlayarak başka bir bulaş ve etkilenim yolunu oluşturmaktadır. Ayrıca toprak ve suyla temas eden bileşiklerin suyumuza, gıdamıza karışmasıyla daha uzun süreli etkilenmeler ortaya çıkaracağı bilinmelidir.

Özetle,

Akciğer sağlığı başta olmak üzere bütün sağlık sorunlarında tedavi önlemleri kadar koruyucu hekimliği önceleyen bir dernek olarak Türk Toraks Derneği kamuoyunu bu güncel sorun karşısında uyarmak gereği görmektedir.

Bölgede ölçüm yapılıp, gazların, kimyasalların ne olduğunu ve yoğunluğunu belirleyip, buna göre önlem almak alınması ve kamuoyunu paylaşılmasını,

Yangın olan tesise yakın bölgelerde oturan özellikle riskli gruplara yönelik önemler alınmasının sağlanmasını.

Ayrıca yangın alanında çalışan kişilerin zarar görmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını,

Riskli gruplar korunmasını ve bilgilendirilmesini,

Ayrıca bu acil girişim ve önlemler yanında derneğimiz yetkililere, sorunun uzun dönem etkileri için gerekli analizlerin devam edilmesini önermektedir.

 

Türk Toraks Derneği