Torasik Onkoloji Çalışma Grubu

Türk Toraks Derneği Torasik Onkolojide Son Durum Sempozyumunun Basına Verilen Sonuç Bildirisi

Türk Toraks Derneği Torasik Onkolojide Son Durum Sempozyumu Kapanış Basın Bildirisi

Türk Toraks Derneği tarafından 2 – 3 Kasım 2019 tarihinde düzenlenen Torasik Onkolojide Son Durum Sempozyumunda akciğer kanserinin tanı ve tedavisindeki yenilikler, alanında uzman bilim insanları ile çok yönlü olarak ele alındı. Tüm dünyada akciğer kanserine toplumsal farkındalık oluşturulması için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği Kasım ayı başında yapılan bu önemli sempozyumdaki verimli tartışmaların sonucunda ülkemiz, derneğimiz, hekimler, akciğer kanseri hastaları ve hatta tüm insanlığı ilgilendiren bazı çıktılar ortaya kondu. Ayrıca akciğer kanseri hastalarının tanı aşamaları sonrasında tedavilerinin ve takiplerinin Göğüs Hastalıkları uzmanları tarafından da yapılabilmesinin önemine vurgu yapılarak bu konuda gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi talep edildi.

Akciğer kanseri ülkemizde ve tüm dünyada kansere bağlı ölümlerde ilk sırada yer almaktadır. Sempozyum konuşmacılarından, Yedikule Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Sedat Altın’ın da vurguladığı gibi bugün ülkemizde her 25 dakikada bir kişi akciğer kanseri nedeniyle ölmektedir. Sempozyumda bu ağır bilançonun önüne geçmede akciğer kanserini önlemeye yönelik alınması gereken ulusal tedbirlerin altı çizilmiştir. Söz konusu öneriler şu şekildedir:

1.     Tütün kullanımının artmasının kanser sıklığını artıracağına ilişkin veriler nedeniyle tütün kontrolünde kararlı adımların atılması, kapalı alan yasakları, dumansız hava sahası ilkelerine bağlı kalınması;

2.    Nargile, sarmalık tütün  ve halen yasak olan  e-sigara  ve ısıtılarak kullanılan tütün ürünleriyle ilgili ciddi önlemlerin alınması, denetimlere devam edilmesi,

3.     Üçüncü El Nikotin etkilenmesinin kanser yapıcı etkisi konusunda farkındalık yaratılması (Üçüncü el kavramı, tütün ürünlerinin kapalı alanda içilmesi sırasında o ortamdaki yüzeylere sinen dumandan günler, aylar sonra dahi kaynaklanan kanser yapıcı tütüne özel maddelerin çocuklar başta olmak üzere insanlar ve ev hayvanları tarafından solunmasını ifade etmektedir),

4.   Radon gazının kanser yaptığının topluma açıklanması, bu konuda alınması gereken tedbirler konusunda uzmanlarca bilgilendirme yapılması, binalarda radon ölçümleri yapılarak gerekli yalıtım tedbirlerinin alınması konusunda ilgili yönetmeliklerin hazırlanması,

5.     Akciğer kanserinin çoğunlukla sigara içenlerde olması nedeniyle bu hastalara yönelik suçlayıcı ve yargılayıcı bir bakışın işe yaramadığı görülmektedir. Bu nedenle, sigara içmenin bağımlılık temellinde bir hastalık olarak kabul edilmesi, bu kişilerin suçlanması yerine, tedavi edilmeleri gerektiği konusunda toplumda farkındalık oluşturulması ve destek sağlanması,

6.    Dünyadaki çalışmalar, hava kirliliğinin akciğer kanserini artırdığı göstermektedir. Ülkemizde de hava kirliliğinin akciğer kanseri üzerindeki etkisini somut verilerle ortaya koyacak araştırmaların yapılması ve desteklenmesi.

7.  . Küresel iklim krizi nedeni ile sularda artan arsenik gibi kanser yapıcı maddeler konusunda toplumun uyarılması, küresel iklim krizinin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalarda bulunulması.

8.     İnşaatlarda yalıtım için asbest kullanımının yasak olmadığı dönemlerde yapılan eski binaların yıkılması ile açığa çıkan asbestin akciğer kanseri ve mezotelyoma yapma riski olduğu konusunda toplumun bilgilendirilmesi ve bu yıkımlar sırasında gerekli çevresel ve bu işlerde çalışan işçilere yönelik bireysel koruyucu tedbirlerin alınması.

9.    Yaygın olarak kullanılan tek kullanımlık plastik ürünlerinden açığa çıkan mikroplastiklerin çevre ve insan sağlığı için ciddi riskler taşıdığı konusunda toplumda farkındalık oluşturulması. Bu plastiklerin kullanımının sınırlandırılması ve çevreye yayılımlarının önlenmesi için gereken tedbirlerin alınması

10.  Tomografide yayılan iyonize radyasyonun da kanser yapıcı etkisinin olması nedeni ile gerekmedikçe bu tetkikin yapılmaması ve check-up adı altında tarama amaçlı tomografi çekilmesinin önüne geçilmesi, bunun engellenmesi için bilgilendirme ve eğitim toplantılarının düzenlenmesi

11. Konuşmacılardan Prof. Dr. Muzaffer Metintaş’ın yaptığı saha araştırmaları, çevresel asbest maruziyetinin kadınlarda daha yüksek oranda mezotelyoma adı verilen akciğer zarı kanserine neden olduğunu göstermektedir. Bu açıdan asbeste maruz kalmış kadınların daha yakından takibi veya korunma tedbirlerinin alınması gerekmektedir.

12.  Akciğer kanseri hastalarının palyatif bakımı için bakım ekiplerinin belirlenmesi, bakım planı oluşturulması, bakım vericilerin eğitilmesi, haberleşme ve ulaşım ağının kurulması, evde bakım hizmet birimlerinin tanıtılması, bakım verenlerin gereksiniminin belirlenmesi ve etik ikilemlerin belirlenip tartışılması gerekmektedir. 

Sağlık sorunlarından henüz ortaya çıkmadan korunmanın halk sağlığı açısından en önemli koruma yöntemi olduğu bilinmektedir. Tanı ve tedavi için ayrılan kaynaklardan ve harcanan efordan daha azıyla, toplumların sağlığına katkı sağlamak mümkündür. Türk Toraks Derneği olarak, Akciğer Kanseri farkındalık ayında gerçekleştirdiğimiz bu sempozyumun sonuç bildirisiyle yukarıdaki konulara dikkat çekiyor ve gereken önlemleri hızla, etkin biçimde almaları için yetkililere çağrıda bulunuyoruz. 

Türk Toraks Derneği