DUYDUNUZ MU? AKCİĞER KANSERİ FARKINDALIK KAMPANYASI

toraks.org.tr /

26 Ekim 2016 tarihinde İstanbul’da biraraya gelen Türk Toraks Derneği, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, Türk Akciğer Kanseri Derneği ve İmmüno-Onkoloji Dernekleri, bir basın toplantısı ile ‘’Akciğerini koru, akciğer kanseri olma’’ adında tamamen korunmaya yönelik bir farkındalık kampanyası başlatmışlardır.  Akciğer kanseri ülkemiz için en önemli sorunlardan biri olup erkeklerde ilk sırada, kadınlarda 5.sırada görülen bir kanser tipidir. Her yıl dünya genelinde 1.6 milyon kişi yani bir başka deyişle, dünyada her 30 saniyede bir kişi bu hastalıktan ölmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, akciğer kanserinin 2012 yılında toplam 1.8 milyon yeni vakayla tüm kanserlerin %12.9’unu oluşturduğunu bildirmiştir. Ülkemizde ise her yıl ortalama 30 bin yeni olgu teşhisi yapılmaktadır. Ülkemizde erkeklerdeki tüm kanserlerin % 21.8’i, kadınlarda ise % 4.9’u akciğer kanseridir.

AKCİĞER KANSERİ NEDİR? İLK BULGULARI NELERDİR?

Yapısal olarak normal olan akciğer hücrelerinin, çeşitli nedenlerle kontrol dışı çoğalmaya başlaması ve akciğer içinde tümöral bir kitle oluşturmasıdır. Bu oluşum, içindeki hücre tipine göre farklı hızlarda hem lokal hem de vücudun diğer yerlerine atlayarak çoğalabilir. Erken dönemde hiçbir belirtisi olmadan tesadüfen yakalanacağı gibi, solunum sistemi ile ilgili sıradan rahatsızlıklar, kilo kaybı, bitkinlik, sık tekrarlayan infeksiyonlar, balgamda kanama gibi belirtiler verebilir. Hastalık ses kısıklığı, omuz-boyun ağrıları, uzak organ belirtileri ile de başlayabilir ama bu belirtiler genellikle geç döneme aittir.

RİSKLİ KİŞİLER KİMLERDİR?

Sigara içenler öncelikle riskli kişilerdir. Bunların da içinde; 30 yıldan uzun süre günde en az bir paket sigara içen ya da içmiş, 55-74 yaş arasındaki ve bırakmışlarsa bile, bu bıraktığı süre 15 yıldan az olanlar, en riskli gruptadır. Hava kirliliği ülkemiz için önemli bir diğer kanseri tetikleyen nedendir. Hem dış ortamdaki kömür, egzoz ve sanayii nedenli kirlilik, hem de iş ortamındaki kimyevi kirlilikler kanser riskini arttırır. Ülkemizde önemli bir başka etken de; kırsal bölgelerimizde yaygın olarak çevrede bulunan asbesttir (tremolit tipi). Halk arasında ak toprak olarak bilinen bu mineral, evlerde boyadan, bebeklerin altına kadar birçok yerde kullanılmaktadır. Bu asbestli toprağın solunması akciğer ve akciğer zarı kanserine yol açabilir. Genetik yatkınlık da bu hastalıkta önemlidir. Özellikle ailesinde akciğer kanseri olanların, sigara içtiklerinde kanser olma riskleri çok daha yüksektir.

FARKINDALIK NE İŞE YARAYACAK?

Farkındalığın arttırılması, bu hastalığa yakalanmak istemeyenlerin sigara, nargile dahil tüm tütün mamullerinden uzak durması,  vatandaşlık haklarına sahip çıkarak hava kirliliğine karşı durması, kanserin erken belirtileri konusunda uyanık olmasını sağlayarak hastalığa bağlı olumsuz sonuçları iyileştirecektir.

“Akciğerinizi koruyun, akciğer kanseri olmayın”.

Türk Toraks Derneği