Verem hastalığının ölümlerle dolu tarihi

toraks.org.tr /

Tüberküloz yani verem hastalığının geçmişi insanlık tarihi kadar eskilere dayanmaktadır. 5000 yıl öncesine ait Mısır mumyaları incelenirken bazı kişilerin tüberkülozdan öldüğü bulunmuştur. Antik Yunan döneminde MÖ.5. yüzyıla ait belgede Hipokrat, daha sonra verem olarak adlandırılan bu hastalığın o dönemde çok sayıda ölüme neden olduğunu ve gençlerde daha sık görüldüğünü belirtmiştir. Aristo, tüberkülozun bulaşıcı olduğunu söylemişse de o zamanlarda genel kanı hastalığın kalıtsal olduğu şeklindeydi.

Avrupa’da 1600’lü yıllarda başlayan ve yaklaşık 200 yıl süren verem salgınında çok sayıda kişinin öldüğü bilinmektedir. Hatta halk, daha önce yaşadıkları veba salgınlarına benzeterek bu tüberküloz salgını ve ölümlerini “Büyük Beyaz Veba” olarak adlandırmıştır.

Dünyada büyük salgınlar ve çok sayıda ölüme neden olduğu halde, tüberkülozun kalıtsal değil de bulaşıcı olduğu 18. YY ikinci yarısında gösterilmiştir. 1882 yılında Robert KOCH, hastalık etkeni olan tüberküloz basilini (Mycobacterium tuberculosis) göstermiş ve bu çalışmasıyla 1905’de Nobel Tıp Ödülünü kazanmıştır. Aynı zamanlarda Alman Fizikçi WC. Röntgen tarafından X-ışınlarının bulunmasıyla veremin akciğerde yaptığı hastalıkla ilgili görüntülere de ulaşılabilmiştir.

Veremin tedavisinde etkili olan ilk ilaç ancak 1944 yılında bulunmuş ve sonrasında yeni ilaçlar geliştirilerek günümüzde verem hastalarının hemen tamamının tedavi edilebilmesi mümkün olmuştur. Yeter ki verem hastası doğru ilaçları yeterli süre ve düzenli kullansın.

Türk Toraks Derneği Tüberküloz Çalışma Grubu