Acaba allerjik misiniz?

toraks.org.tr /

İnsanları kabaca alerjik olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayırabilirsiniz. Allerjik olanlar, normal diye tanımlanan kişilerin vermedikleri reaksiyonları veren kişilerdir. Baharda hapşıran, gözleri-burnu akanlar, piknikte kaşınanlar veya nefesi tıkananlar gibi. Allerji genetik olarak aileden gelen ve kendinden sonraki kuşağa aktarılan bir durumdur. İnsanların yarıya yakını (kabaca yarıdan azı), etrafta bulunan ve herkesin temas ettiği ama farklı yanıt vermediği polen, küfler, tozlar, hayvanlar, gıda ve ilaçlar gibi genellikle organik bazı etkenlere karşı reaksiyon verir. Evrimsel olarak kazanılan bu durum, bazen bir avantaj bazen de hayati bir risktir.

Yaşamın ilk yıllarındaki allerjiler daha çok gıda ve deri ile ilişkilidir. Egzema ya da diğer ismiyle atopik dermatit bazen bebeklikten itibaren büyük problemdir. Gıda ve beslenme, alerjik bebeklerde önemli bir sorundur. Ancak zamanla ve yaşla gıda allerjisi azalma trendine girebilir. İlkokula doğru solunum yolu allerjileri yani allerjik nezle (rinit), sinüzit ve astım/bronşit ön plana geçer. Egzemalıların kabaca %70’i allerjik rinit ve astıma eğilimlidir, tabii ki bunun tersi de doğrudur. Baharlarda olan saman nezlesi denilen polen allerjiklerin dörtte biri, yıl boyu devam alerjik nezlelilerin ise kabaca yarısı astıma eğilimlidir. Astımlıların ise neredeyse tama yakınında sürekli devam eden nezle ve sinüzit hali görülebilir. Allerjik ya da alerjik olmayan ve sürekli devam eden nezle ve sinüzit, buna bağlı geniz ve burun tıkanıklıkları, hemen hemen en sık görülen rahatsız edici durumlardır. Burun tıkanıklığı, horlama ve uyku bozukluklarına yol açarak, insanın yaşam kalitesini önemli ölçüde bozabilir. Allerjik rinit tad ve koku duyusunda kayıplara yol açabilir.