Geçmişten günümüze tıp tarihi (2): Dinlerin etkisi

toraks.org.tr /

Tarihin resim ve belge bulabildiğimiz en eski dönemlerinden beri hastalıklar, ya tanrı ya da tanrıların cezalandırması ya da kötü bir ruh veya cinin, insanın içine girmesi ile olur. Dolayısıyla aslında tıp bilimi, bir yerde cezalandırılması gereken insanı kurtarmak yani tanrısal bir karara karşı gelmek üzerine kuruludur. Cezalandırılması gereken birinin kurtarılması, (esasen sizin başınıza gelmediyse), bazı dönemlerde pek de iyi karşılanmaz.

Bu nedenle tıp bilimi yüzyıllarca gelişememiştir. Özellikle Hristiyanlığın ilk bin yılı bu açıdan korkunç olaylarla doludur. Engizisyon döneminde binlerce kişi (özellikle kadınlar), insanları tedavi ettiği için, cadı diye yakılmıştır. Hristiyanlık öncesi pagan çok tanrılı kültürler, Hristiyanlığın ilk bin yılından çok daha özgürlük doluydu.

Müslümanlık, Hristiyanlığın bu karanlık döneminde bir çok bilim adamı ve tıp insanı için belki de kurtarıcı bir dönem olmuştur. Pagan dönemin bütün kültür hazinesi olan kitaplar Arapçaya çevrilerek, dünya kültürü için saklanmıştır. Özellikle İspanya’da hüküm süren Endülüs Emevi Devleti, zamanının en kültürlü ülkesiydi. Bir Müslüman Arap ülkesi olmasına karşın, sistemi bütün kültürlere açıktı, bugünün bir çok ülkesinden daha liberaldi. Zamanın en iyi tıp fakülteleri oradaydı.

Ancak deney ve gözlem esaslı modern bilimin Avrupa’da gelişmesiyle, özellikle 16.yüzyıldan sonra müslümanların bilimsel üstünlüğü geride kalmış ve aradaki fark giderek batı lehine açılmıştır. Bizim atalarımız olan Osmanlılar asker bir devletti, bilim alanında özel bir iddiaları yoktu. Ancak batıdan geri kaldıklarını anladıkları son ikiyüz yılda, bu açıklarını kapatmak için batı tipi fakülteler kurmaya başladılar ama bir kere geç kalmışlardı. 

(Devam edecek)