20 Nisan 2020

Türk Toraks Derneği Okul Başkanı ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Havlucu Koronavirüs ile ilgili soruları cevaplandırdı

1-Enfekte etmeyecek yani hasta etmeyecek kadar virüsün temas ettiği kişilerde de bağışıklık gelişir mi? Bu konu hiç sorulmuyor veya işlenmiyor. Örneğin; bir kişi ofiste klavyeye hapşırdı ertesi gün siz oturdunuz ve dalgınlıkla eliniz ağzınıza gitti. Ufak miktarda virüs ile temas sağlanmış oldu. Miktar az olduğundan hastalık gerçekleşmedi. Bu durumda bağışıklık kazanılmış olur mu?

Bağışıklık sistemi doğada karşılaştığı bakteri, virüs, mantar, parazit ve farklı maddelere karşı konağı üç basamakta savunur;

• Yabancı olduğunu algılar
• Bunlara karşı savunmayı sağlar
• Bir daha unutmamak üzere belleğine kaydeder.

Burada en önemli konu antikorun gelişmesi ve enfeksiyona sebep olabilecek bir etkene karşı bir sonraki karşılaşmasında bu antikorun aktif hale gelerek vücudu enfeksiyondan korumasıdır. Koronavirüs özelinde antikorlar genellikle enfeksiyondan 10-14 gün sonrasında gelişir. Antikor gelişimiyle ilgili birçok parametre vardır. Bu virüsün yeni olması nedeniyle antikor gelişimiyle ilgili faktörler açısından kesin bir yargıya varmak şuan için zor olsa da birkaç şey söylenebilir. Antikor gelişmesi için enfeksiyöz ajanla bir şekilde bağışıklık sisteminizin temas etmesi gerekir. Bu temasın miktarı önemli olmakla beraber bağışıklık sisteminizin kuvvetli olması da önemlidir. Bağışıklık sisteminiz bağımsız olarak ne kadar fazla miktarda enfeksiyöz ajanla maruz kalırsanız antikor geliştirme olasılığınız da o kadar fazladır. Aynı şekilde bağışıklık sisteminiz ne kadar güçlüyse az da olsa bir enfeksiyöz ajanla karşılaştığınızda antikor yanıtı oluşturabilirsiniz. Bu nedenle bu dönemde yapmamız gereken en önemli şey bağışıklık sistemimizi kuvvetli tutmaktır. Bunun için de düzenli ve dengeli beslenmemiz, düzenli uyumamız ve mümkün olduğunca ev içinde düzenli egzersiz yapmamız önemlidir.

2-Koronavirüs bir şekilde elimize bulaştı ve elimizde duruyor. Elimizi yüzümüze de götürmedik. Bu aşamada virüsün tehlikesi nedir? Elimin bana zararı var mı? Yoksa elimi sabunla yıkadığım anda bana hiç zarar vermeden yok mu olur? Bu arada başkalarına da temas etmiyorum. Ayrıca, virüs elimde kaldığı sürece hiçbir yere dokunmasam ve yıkamasam, elimde iken virüsün ölme süresi zamanı var mıdır?

Hasta bireylerin öksürmeleri aksırmaları ile ortama saçılan damlacıkların solunması ile bulaşır. Hastaların solunum parçacıkları ile kirlenmiş yüzeylere dokunulduktan sonra ellerin yıkanmadan yüz, göz, burun veya ağıza götürülmesi ile de virüs alınabilir. Kirli ellerle göz, burun veya ağıza temas etmek risklidir.

Elinizle temas ettiğiniz bir yüzeyden almış olduğunuz virüs, elinizi göz, burun veya ağız ile temas ettirmediğiniz sürece sizi hasta etmez ancak şüpheli bir yüzeyle veya kişi ile temas ettiğinizde mümkün olduğunca en kısa sürede ellerinizi en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanılmalıdır. Antiseptik veya antibakteriyel içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir. Çünkü bu iki nedenle önemlidir. Birincisi insan elini farketmeden bile yüzüne götürebilir.

Yapılan çalışmalara göre bir saat içinde elimizle ortalama 10 ile 30 kez arasında yüzümüze dokunabiliyoruz, bazen bunu farketmeden de yapabiliyoruz. İkincisi elimizi yüzümüze götürmesek bile elimizle başka bir yüzeye dokunduğumuzda virüsü başka bir yere taşıyarak yayılmasına yardımcı oluruz. Bu nedenlerle şüpheli bir temas durumunda mümkün olduğunca en kısa sürede elimizi yukarıda önerdiğimiz şekilde yıkamalıyız.

Virüsün vücut dışında ne kadar süre canlı kaldığyla ilgili birçok çalışma var. Bu çalışmalarda virüsün oda sıcaklığında alüminyum yüzeylerde 2-8 saat, metal yüzeylerde 5 gün, ahşap yüzeylerde 4 gün, cam yüzeylerde 4 gün, kâğıtta 4-5 gün, plastik yüzeylerde 9 güne kadar, aerosol içinde kuru yüzeylerde 6 güne kadar aktivitesini sürdürebildiği bildirilmiştir. Havada bile 3 saat kadar asılı kalan bir virüs elin yüzeyinde çok daha uzun süre kalacaktır bu nedenle şüpheli bir temas öykünüz olduğunda elinizi hemen yıkamanız gerekmektedir.

3-Annem 54 yaşında 2 gündür boğaz ağrısı ve eklem ağrısı var. Bununla birlikte halsizlik de var. Ne yapmamız gerektiğini bilemiyorum. Alo 184’ü aradığımızda bant kaydı çıkıyor ve yeterli bir bilgilendirme yönlendirme sunmuyor. Hastaneye gitmemiz gerekli mi evde ne kadar süre takip etmeliyiz? Ne zaman hastaneye başvurmalıyız? 

Covid-19 birçok farklı şikayete sebep olabiliyor. En sık olarak; ateş, öksürük, nefes darlığı, boğaz ağrısı, üşüme, titreme ve halsizlik. Bunun haricinde tat ve koku almada bozukluk, ishal, karın ağrısı, bulantı, kusma, kas ağrısı gibi şikayetler de görülebiliyor. Bu dönemde birçok üst solunum yolu enfeksiyonu da görülmekte, örneğin boğaz ağrısına nezle de sebep olabilir ama nezlede ateş şikayetini neredeyse hiç görmeyiz. Eğer şüpheli bir temas öykünüz varsa, yakın zamanda kalabalık bir ortamda maske takmadan bulunduysanız, özellikle boğaz ağrınız ısrarla devam ediyorsa veya boğaz ağrınıza ateş, nefes darlığı gibi yukarıda sayılan şikayetlerden biri eklendiyse bir sağlık kuruluşuna başvurmanız iyi olur.

2012'de zatürre oldum ardından pnömoni emboli oldum ve sol akciğere küntleşmiş leke bıraktı. Sağ ciğerde de küçükken geçirmiş olduğum hastalık sebebiyle yine leke olduğu söylendi. Bunu da o zaman öğrendim. Ayrıca genetik test yapıldı. Faktör 5 hastası olduğum belirlendi ve 2020 ocak ayında akciğerde enfeksiyon oldu. Antibiyotik kullandım geçti. Sorum şu; faktör 5 ve eski küntleşmiş olan lekeler riskli midir bu virüs için? Ayrıca Ocak 2020'de akciğerden enfeksiyon geçirdim ama Kovid olabilir mi? Son olarak kovid geçirmiş kişi tekrar aynı hastalığa yakalanır mı?

Öncelikle daha önce zatürre geçirmiş olmak, akciğerinizde solunum fonksiyon kaybına sebep olmadığı sürece bu virüs için risk oluşturmaz. Solunum fonksiyon kaybınız olsa dahi bu kayıp ağır seviyede ise ancak risk oluşturur. Faktör 5 eksikliğine gelince, faktör 5 eksikliğini damarlarda tromboza yani tıkanıklığa eğilimi artırır. Bu faktör eksikliği virüse daha kolay yakalanmanıza sebep olmaz fakat yakalanırsanız hastalık daha ağır seyredebilir.

Bizlere sık gelen sorulardan biri de Aralık Ocak aylarında geçirmiş olduğum akciğer enfeksiyonları Covid-19 olabilir mi sorusudur. Benim şahsi görüşüm hayır çünkü eğer o dönemde bizde böyle bir enfeksiyon olsaydı, yoğun bakımlardaki veya servislerdeki yatışlarımıza yansırdı diye düşünüyorum. 

Covid-19 geçiren bir hasta tekrar bu hastalığı geçirir mi sorusunu 3 gün önce sorsaydınız hayır derdim ama Güney Kore’de yaklaşık 100 hastada böyle bir durum bildirildi ancak hastalığı hangi şiddette geçirdikleri konusunda henüz tam bir bilgi yok. Bu nedenle ben bu hastalığı nasıl olsa geçirdim diyerek gerekli izolasyon ve hijyen önlemlerinden vazgeçmemek gerekiyor.

 Eşim 10 sene önce tüberküloz rahatsızlığı geçirmiş. Tedavisini olmuş. Riskli grupta mıyız ?

Tüberküloz geçirmiş olmak bu hastalık için risk oluşturmaz. Ancak geçirilmiş tüberküloza bağlı akciğerde bronşektazi gelişmişse veya solunum fonksiyon kapasitesini etkileyecek kadar bir sekel (hasar) bırakmışsa evet böyle bir durumda bu hastalık risk oluşturabilir.

Alerjik astım hastasıyım. Veteriner kliniğinde hayvan bakımında çalışıyorum. Onların temizliği, yemeği vs. hayvanlardan koronavirüs kapma ihtimalim var mı, risk nedir? 

Öncelikle, hayvanlardan gösterilmiş bir bulaş şu ana kadar bildirilmiş değil. Öncelikli olarak insanlarla olan temas ve izolasyon kurallarına dikkat etmeniz önceliklidir. Bunun yanında astım hastalığınızın olması (eğer ağır astım iseniz) koronavirüs enfeksiyonu bulaştığında hastalığı daha ağır geçirebilirsiniz. Burada unutulmaması gereken birşey daha var ki, astım hastalığının şikayetleri ile (öksürük, nefes darlığı gibi) koronavirüs enfeksiyonunun şikayetleri benzeyebilmektedir. Eğer nazal semptomlarınız ön plandaysa bunun astım ve buna eşlik eden saman nezlesi ile ilişkili olabilir. Covid-19 ile solunumsal alerjik hastalıkların semptomlarını karşılaştıracak olursak:

1. Covid -19 virüslerle bulaşan üst ve alt solunum yollarında semptomlara yol açmaktadır. Saman nezlesinde ise neden alerjiktir. (polen, ev tozu, küf, mantar, tüy)

2. Covid -19'da hasta olan bir bireyden bulaşma olur. Saman nezlesi bulaşıcı değildir.

3. Her ikisinde de aile öyküsü önemlidir. Covid -19 da ailede covid-19 ‘lu bireyle olması, saman nezlesinde ise ailesinde alerji öyküsünü sormak gerekir.

4. Belirtilerden Covid-19 ateş, boğaz ağrısı ön plandadır. Saman nezlesinde ise burun tıkanıklığı, hapşırma, burun tıkanıklığı ön plandadır. Her iki hastalıkta da koku almada kayıp görülebilir.

5. Saman nezlesi olan kişinin öyküsünde atopik dermatik, astım, alerjik rinokonjuntivit ile birliktelik sıktır. Covid -19 da akut başlangıçlıdır ve altta yatan bir alerji öyküsü yoktur. Bu dönem içerisinde mevcut hastalığınızın tedavisini aksatmamanız ve bu hastalıktaki en önemli yaklaşım olan temas ve izolasyon kurallarına uymanız en önemli yaklaşımdır.

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır