15 Nisan 2020

Prof. Dr. Metin ÖZKAN Covid-19 İle ilgili merak edilen soruları cevaplandırmaya devam ediyor

 Türk TORAKS Derneği MYK üyesi ve Solunum Sistemi İnfeksiyonları Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Metin ÖZKAN Covid-19 İle ilgili merak edilen soruları cevaplandırmaya devam ediyor

 

1-Kapalı ofis içinde çalışanlarda maske takmalı mıdır? Plaza ortamlarında çalışanlar kapalı devre hava döngüsü sebebi ile daha fazla risk altında mıdır?

 

Açık veya kapalı her ortamda en koruyucu yöntem maske takılmasıdır. Kimin hasta olduğunu bilemediğimiz bir durumda asemptomatik bir çok kişi virüsü yayabilir. Çalışılan ortamın havalandırılması çok önemli. Yukarıda da belirttiğim gibi kapalı alanda mikrodamlacıklar 3 saat havada kalabiliyorlar.Singapur’da yapılan bir tespit ve büyük bir cruise gemisinde 700 pozitif vakanın saptanması, kapalı sistem havalandırmaların da riskli olduğunu düşündürmektedir. Korona virüsün 120 nanometre boyutunda olduğu düşünülmekte. Oysa kapalı sistemlerdeki filtreler 5000 nanometrenin altındaki partikülleri tutamamaktadır.  Bu nedenle kapalı sistem havalandırma kullanmak sakıncalı olabilir.

2-Karakteri henüz bilinmese de çok benzediği SARS gibi havaların ısınması salgını yavaşlatıp durdurabilir mi?

 Yukarıda da belirttiğim gibi açık havalandırmalar sıcak havalarda daha rahatlıkla yapılabilir. Bu nedenle toplu çalışılan ve yaşanan yerlerde, kalabalık ve küçük mekanlarda yaşayanlarda bulaş azalacağı için havaların ısınması bir miktar salgın hızını azaltacaktır. Ancak havaların ısınmasını beklemeden 2-3 haftalık tam izolasyon yani sokağa çıkma yasağının daha fazla gecikmeden uygulamaya konması gerektiğini düşünüyorum. Havalar ısındığında insanları içeride tutma daha zor olacaktır.

3-Covid-19 yatan hasta tedavi algoritması ve protokolleri netleşti mİ? Tedavide kullandığınız etken maddeler nelerdir?

Henüz standart bir tedavi protokolü oluşmadı. Gerek kendi tecrübelerimiz ve gerek ise diğer ülkelerin tecrübelerinden ve bilimsel çalışmalardan yola çıkarak evde tedavi, serviste yatan hastada tedavi ve yoğun bakımda takip edilen hastalardaki tedavilerde belli protokoller az çok şekillendi. Bu protokoller Sağlık bakanlığı tarafından düzenli olarak güncellemektedir. Ancak bu virüse spesifik bir tedavi henüz yok. Bu nedenle enerjimizin çoğunu tedaviye değil önleyici tedbirlere ayırmamız gerekir.

Tedavide kullanılan ilaçları burada paylaşmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Kesin bir ilacı bulunmadığı sürece şu iyi geliyor muş, bu zararlıymış gibi yayınların yapmasını da doğru bulmuyorum.

4-İmmün globilin kullanımı başladı mı? Sonuçlar nasıldır?

Çin’de yapılan bir çalışmayla yoğun bakımda solunum cihazına bağlı 5 hastada yapılan bu uygulama JAMA dergisinde kısa bir süre önce yayınlandı. Beş vakanın tamamında yararlı olduğu, üçünün taburcu edildiği diğer ikisinin de cihazdan ayrıldığı ve durumunun stabil olduğu ifade edilmekte. Ancak karşılaştırmalı ve yeterli sayıda vaka içermediği için net bir şey söylemek doğru olmaz. Umut verici denebilir.

5-KOAH en riskli grup sanırım diğer riskli akciğer hastalıkları nelerdir? Özellikle I.Basamak hekimlerine bu hasta grupları için tavsiyeleriniz nelerdir?

Kardiyovasküler hastalıklar ve diyabetten sonra 3. Sırada KOAH yer alıyor. KOAH’la birlikte akciğer sertleşmesi diyebileceğimiz fibrozisle seyreden intersitisyel akciğer hastalıkları ve akciğerlerde gaz değişimini ciddi oranda azaltan pulmoner hipertansiyon (akciğer damarlarında basınç artması) sayılabilir. Bu hastaların tedavilerini asla aksatmamaları, kişisel koruyucu tedbirlere harfiyen uymaları, dışarı çıkmamaları, eve misafir kabul etmemeleri gerekmektedir. KOAH, genellikle sigara içme oranları çok daha yüksek olan ve KOAH’a neden olabilecek mesleklerde ve ortamlarda çalışmaları nedeni ile gelir düzeyi daha düşük kişilerde saptanmaktadır. Bu kişilerin yaşadıkları ortamlar sosyal teması kısıtlayacak büyüklükte olmayabilir. Bu nedenle eğer eve sürekli dışarıda çalışıp gelen oluyorsa bu hastaların ve o kişilerin gerekirse  evde dahi maske takmaları uygun olacaktır.

Bu hastaların rutin kullandıkları ilaçların dışında korunmada etkili olduğu gösterilen bir ilaç, bitkisel ürün veya vitamin henüz yok. (Bu arada hacamatçılar, sülükçüler, kelle paçacılar bugünlerde ortada görünmüyorlar). Yalnız N-asetilsisteinin özellikle nebulizatörle (buharlaştırarak) kullanımının virüsün tutunmasını zorlaştırdığını gösteren çalışmalar mevcut.

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır