13 Nisan 2020

Korona virüs salgını sırasında sıvı tüketimi ve kişisel hijyen hakkında merak edilen soruları, Türk Toraks Derneği Solunum İnfeksiyonları Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Cenk Babayiğit cevaplıyor

 

Türk Toraks Derneği Solunum İnfeksiyonları Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Cenk Babayiğit, sıvı tüketimi ve hijyenle ilgili merak edilenleri cevaplıyor;

1- Kişi hastalandığında, hele bu hastalıkla ateşle seyreden bir hastalıksa, iştahsızlık ile birlikte yüksek ateş: yeterli sıvı alımını, vücudun sıvı dengesini korumayı daha bir gerekli ve önemli kılar.

2- Sağlıklı bir erişkinde günlük 2-3 litre sıvı alımı yeterlidir. Bu sıvı miktarının çay, kahve ve diğer sıcak-soğuk içeceklerden ziyade su ile karşılanması daha iyidir. Ancak kişide kronik böbrek hastalığı, hipertansiyon gibi kimi hastalıklar varsa sıvı alımının fazla olması sakıncalı olabilir. Böylesi kişilerde bol sıvıdan ziyade yeterli sıvı alımına dikkat edilir. "Yeterli"nin miktarını da böbrek fonksiyonları, birlikte ateşli bir hastalık olup olmaması ile kişisel özellikler belirler.

3- Ateşle seyreden koronavirüs enfeksiyonunun da dahil olduğu hastalıklarda azalmış olabilen susama hissi, ateş ve terleme nedeniyle vücuttan artan su kaybı, su içilerek yerine konulmazsa böbrek fonksiyonlarını bozabilir. Üstelik korona enfeksiyonu gibi bazı hastalıklar böbrek fonksiyonlarını da bozabilmekte, akut böbrek yetmezliğine de neden olabilmektedir. Bütün bu faktörler birleşince bu hastalarda vücudun sıvı dengesi ve yeterli su içimi daha bir önem kazanmaktadır.

4- Hijyen ve kişisel temizliğin her zaman en önemli bileşenleri el ve vücut temizliğidir. Yaşadığımız korona salgınında hastalık etkeni virüsün çeşitli yüzeylerde farklı sürelerde canlı kalabildiği ve bu yüzeylerle temas eden eller ve vücuda bulaşabildiği, bu şekilde de hastalığa neden olabildiği dikkate alındığında en başta ellerimizi uygun şekilde yıkama en basit ve önemli hijyenik eylemdir. Dışarıdan eve girildiğinde ellerin yıkanması önemlidir. Evde covid veya diğer bir bulaşıcı bir hasta bulunmadığı sürece el yıkamanın sıklığını günlük hijyen gerekliliği belirler (yemeklerden önce ve sonra, tuvalet ihtiyaçlarından sonra, temizlik işlerinden sonra gibi). Duş-banyo yaparak vücut temizliğinin mümkün ise her gün yapılması genel bir hijyen önerisi olmakla birlikte, bu işlemin içinde bulunduğumuz salgın günlerinde eğer hastane veya diğer sağlık tesislerinde, kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunulmuş ise eve gelindiğinde ilk fırsatta yerine getirilmesi uygun olacaktır. Açık havada veya kapalı ortamda 15 dakika gibi kısa süre sosyal mesafeyi koruyarak bulunmuş olmak eve girer girmez vücut temizliği yapmayı gerektirmez.

5- Dış ortamdan eve girildiğinde elbiselerin değiştirilmesi mutlak bir gereklilik olmamakla birlikte bir hastanede/sağlık tesisinde korona (veya herhangi bir diğer enfeksiyon) şüphesi taşıyan hastalarla temas eve gelindiğinde üzerimizdeki elbiselerin çıkarılarak yıkanmasını gerektirir.

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır