7 Ocak 2020

TÜBERKÜLOZ, DÜNYADA EN ÖNEMLİ BULAŞICI HASTALIKTIR.

 

73. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası Bilgi Notu

TÜBERKÜLOZ, DÜNYADA EN ÖNEMLİ BULAŞICI HASTALIKTIR.

 

(73. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası Bilgi Notu, 05-11 Ocak 2020)

 

Tüberküloz, dünyada halen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bulaşıcı hastalıklar içinde en çok sayıda insanı etkileyen ve ölümüne sebep olan hastalıktır. Etkeni; Mycobacterium tuberculosis adlı bir basildir. Hasta insanlardan, öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan basilin solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır. Geçmeyen öksürük, balgamda kan gelmesi, halsizlik, gece terlemesi, kilo kaybı ve verem hastası ile uzun süre aynı ortamı paylaşan kişiler gecikmeden verem savaşı dispanseri veya göğüs hastalıkları uzmanına başvurmalıdır. Akciğer grafisi ve balgam incelemesi yapılarak hastalığın tanısı konabilmektedir. Balgam yayması pozitif olan ve akciğerinde kavitesi bulunan hastalar daha fazla basil saçarlar.  Tanı alıp tedavi başlanan hastaların bulaştırıcılığı hızla azalmaktadır. Bu nedenle erken tanı konulması ve tedavinin başarıyla tamamlanması, hastanın iyileşmesini sağladığı gibi toplumda bulaşmayı da önler.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)  tarafından yayınlanan 2019 Küresel Tüberküloz Raporuna göre 2018 yılında; 10 milyon yeni tüberküloz hastası ortaya çıkmıştır; bunlardan ancak %70’inin tanı almış ve 1,5 milyon kişinin tüberküloz hastalığından öldüğü tahmin edilmiştir. Hastalananların ve ölenlerin %95’i düşük ve orta gelirli ülkelerdedir. 21. Yüzyılda hala milyonlarca insanın bu tedavi edilebilir hastalıktan hayatını kaybetmesi kabul edilemez.

Dünyada tüberkülozu kontrolü ile ilgili en son politika Tüberkülozu Bitirme (END TB) Stratejisidir. 2035 yılına gelindiğinde hastalığın sıklığında %90 azalma, ölümlerde %95 azalma ve tüberkülozdan etkilenmiş̧ ev halkının, tüberküloza bağlı yıkıcı maliyetle karşılaşma yüzdesinin sıfır olması hedeflenmektedir. Ne yazık ki mevcut durum ile bu hedeflere ulaşılamayacaktır; ulaşabilmek için küresel acil eylem planına ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun için bir an önce harekete geçilmeli, yeni ilaçlar, yeni aşılar geliştirilmeli ve birlikte hareket edilmelidir.   

Ülkemizde tüberkülozlu hasta sayısı yıllar içinde giderek düşmektedir (2005 yılındaki hasta sayısı 20.535, 2018 yılında hasta sayısı 11.786). Türkiye’de hastalar başarı ile tedavi edilmektedirler. Hastaların tedavisi yanında, hastalanma riski taşıyan kişilere de koruyucu tedavi verilmektedir ve bu uygulama giderek daha da artış göstermektedir.

Yabancı ülke doğumlu hastaların sayısı ülkemizde artmaktadır; göçle gelen nüfusun artışı bunun nedenidir. 2018 yılındaki tüberküloz hastalarının %10,8’i (1.278 hasta),  yabancı ülke doğumludur. Bu grup içinde en fazla hasta Suriye’den gelen kişilerde saptanmıştır (2018 yılında 595 kişi). Suriye’den sonra; Afganistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Irak, Pakistan doğumlular sıktır. 2018 yılında tüberküloz hastalarının onda biri yabancı ülke doğumlularda görülürken dirençli tüberküloz hastalarının dörtte biri bu grupta ortaya çıkmıştır.

            Dünya Sağlık Örgütü, 1991 yılından beri, tüberküloz hastalarına tedavinin gözetimli verilmesini önermektedir. Doğrudan gözetimli tedavi (DGT), TB hastasının tedavi ilaçlarının her dozunu bir görevli ya da sorumlu kişinin gözetiminde içmesidir. Son yıllarda bu tedavide dijital teknolojilerden de faydalanılmaktadır. Video gözetimli DGT (VGT) denilen uygulamada; hasta ilacını içerken bir sağlık çalışanına görüntülü bağlanır veya ilaç̧ içmesini kaydedip video gönderir. Evde, işyerinde interneti olanlar ya da akıllı telefonu olanlar için son derece kolay bir uygulamadır. Özellikle ulaşım sorunu olan, kronik hastalıkları nedeni ile sağlık kurumuna gelemeyen, yaşlı hastalarda ülkemizde de uygulanmaktadır.

            Türkiye, başarılı bir verem savaşı programı yürütmektedir. Her ilimizde en az bir verem savaşı dispanseri ile hastalara ücretsiz hizmet verilmektedirHastaların erken tanısı ve tedavisi, hasta ile aynı ortamlarda bulunan kişilerin muayenesi ve hastalanma riski taşıyanlara koruyucu tedavi verilmesini kapsayan bütünlüklü bir programla çalışan verem savaşı dispanserleri, bu başarıda önemli paya sahiptir. Bu nedenle veremle uğraşan bu birimlerin uygun koşullarda çalışmalarına devam etmesi, sağlık çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi ve bu hizmetin aksamadan sürdürülmesi gereklidir.

            Tüberküloz hasta sayısının azalmasına rağmen yaşlı ve risk grubunda tüberküloz hastalarının ortaya çıkması önemlidir; yabancı ülke doğumlu  hastalar, ilaca dirençli hastalar konusunda daha kat etmemiz gereken çok uzun bir yol vardır. Tüberküloz hastalanma riski taşıyanlarda koruyucu tedavilerin sürdürülmesi önemlidir. Yürütülmekte olan başarılı tüberküloz kontrolü çalışmalarının devamı için verem savaşındaki politik kararlılığın sürdürülmesi çok önemlidir.

 

TTD TÜBERKÜLOZ ÇALIŞMA GRUBU YÖNETİM KURULU

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır