25 Haziran 2020

Prof. Dr. Metin ÖZKAN Covid-19 İle ilgili merak edilen soruları cevaplandırdı

Türk Toraks Derneği MYK üyesi ve Solunum Sistemi İnfeksiyonları Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Metin ÖZKAN Covid-19 İle ilgili merak edilen soruları cevaplandırdı

1-Hastalığın belirtilerinde, gelen bilgilerle sürekli değişmeler oldu hatta ateş yüksekliği olması bile aranmıyor sanırım, güncel durumda Covid-19 ilk belirtileri neler olmaktadır?

Covid-19 hiç semptom olmayan asemptomatik hastalardan, çok ağır seyreden yoğun bakımda takibi gerektiren solunum ve çoklu organ yetmezliğine kadar giden geniş klinik spektrum göstermektedir.Hafif seyirli hastalarda genellikle üst solunum yolu viral infeksiyolarında görülen hafif ateş, öksürük (kuru; balgamsız), boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, halsizlik, baş ağrısı, eklem ve kas ağrıları saptanmaktadır. Yaklaşık %80 hasta bu grupta yer almakta ve bunlarda daha ciddi hastalık belirtisi olan nefes darlığı görülmezken daha seyrek olarak ishal ve karın ağrısı da görülebilir. Nadiren gözde kızarıklık da olabilir.

2-Covid-19’un vücuda girişi netleşti mi? Akciğer tutulumunda öne çıkan ACE 2 proteini hakkında görüşünüzü alabilir miyiz?

Virüsün vücuda giriş yeri burun veya ağız. Enfekte kişinin öksürük, hapşuruk veya konuşma sırasında ortama yayılan ve belli bir süre havada asılı kalan damlacıkların nefesle alınması veya hasta kişinin kontamine ettiği eşyalara elle dokunup daha sonra elini yıkamadan ağzına, burnuna ve gözüne götürmesi yoluyla bulaşır.Virusün hava yollarına ulaştığında epitel yüzeyindeki Angiotensin-converting enzyme 2 (ACE2) reseptörlerine tutunarak hücreye girdiği düşünülüyor. Bu enzim kardiyovasküler ve immun sistemlerde hayati rol oynamaktadır. Hipertansiyon ve diyabet gelişiminde rol oynamaktadır. Sağlıklı kişilere göre kardiyovasküler hastalığı olan kişilerde ACE2 daha fazla bulunmaktadır ve virüs bu enzimi kullanarak hücreye girmektedir. Bu nedenledir ki kardiyovasküler hastalığı olanlar en riskli hasta gruplarıdır. Ancak hipertansiyon için bu reseptörleri bloke ederek etki gösteren ilaçların kesilmesinin gerektiğini gösteren yeterli bir çalışma bulunmamaktadır. Hatta tam tersine bu ilaçların koruyucu etkisi bile olabileceği görüşleri vardır.

3-İleri yaşlarda yoğun bakım da olan veya mortalite de komorbid olarak HT ilk sırada. Burada HT eşliği için kontrol altında olan-olmayan ayrımı var mıdır?

Komorbid hastalıklar sıralamasında birinci sırada kardiyovasküler hastalıklar ve ikinci sırada diyabet yer almaktadır. Yukarıdaki açıklamamda da belirttiğim gibi HT’nin risk faktörü olmasının nedeni artmış olan ACE2 olarak gösteriliyor. Doğal olarak gerek HT ve gerekse diğer kronik hastalıklar kontrol altında değilse çok daha büyük risk söz konusu olur.

4-Bilgiler geldikçe gelişmeler oldukça tedbirler değişti, artık maske takıyoruz. Virüs 125 nanometre boyutunda, hasta-taşıyıcı kişinin ağız veya burnundan çıkan damlacıklar ile virüs kapalı ortamlarda hava da ne kadar kalabilir? Kaç metre yol alabilirler?

Kapalı bir alanda bir hapşurukla ortama yaklaşık 100 bin damlacık yayılır. Bunlardan büyük olanlar 1 dakika içinde yere iner ancak mikrodamlacıklar eğer hava akımı yoksa yaklaşık 3 saat havada asılı kalabilirler. Bu nedenle bu ortamların derhal havalandırılması gerekir. Bugün birçok ülkenin uyguladığı sosyal mesafe 1-2 metre arasında olmaktadır. Bu mesafe kapalı alanda veya durgun bir havada dış mekanda yeterlidir. Fakat son yapılan bir çalışmada dış ortamda yürüyüş yaparken, koşarken ya da bisiklete binerken öksürüp hapşırdığı zaman damlacıklar hemen arkasındaki kişilere kolaylıkla ulaşabilmektedir. Bu nedenle aynı yöne doğru yürüyüş yapanlarda mesafe 4-5 metre, koşanlarda veya yavaş bisiklet kullananlarda  10 metre ve hızlı bisiklet kullananlarda 20 metre olarak hesaplanmıştır.

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır