14 Eylül 2019

ULUSLAR ARASI ÇALIŞMA ÖRGÜTÜNÜN (ILO) 100. YAŞINDA MESLEK HASTALIKLARI NE DURUMDA?

Birinci Dünya paylaşım savaşından hemen sonra, 1919 yılında kurulmuş olan ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü)’nun temel amacı çalışma yaşamlarında “birincil korunma” olarak tanımlanan çalışma koşullarının güvenlikli ve sağlığa uygunluğunu tüm ülkeler nezdinde sağlamaktı.  ILO 1930’a kadar bu konuda çalıştı ancak gördü ki işin sağlık gözetimi boyutu eksik. Çünkü o yıllarda henüz Dünya Sağlık Örgütü kurulmamıştı. Bu nedenle 1930’dan itibaren akciğerin toz hastalıkları (pnömokonyozlar) için bir sağlık gözetimi sistemi oluşturarak sağlık boyutunu da üstüne aldı.

 

ILO diyor ki “Bir ülkede iş kazalarından ölenlerin en az 6 katı çalışan meslek hastalıkları/işe bağlı hastalıklardan ölüyordur, bunun kayda alınması gerekir.” 

 

Ülkemizde yılda en az 2 bin kişi iş kazaları/cinayetlerine bağlı olarak yaşamını kaybediyor. Bunların 1500-1600 civarında olanları resmi kayıtlarımızda da yer alıyor. Ülkemizde resmi kayda alınan meslek hastalığı/işe bağlı hastalıklar nedeniyle ölüm sayısı sıfırdır.  ILO’nun tanımlamasıyla ülkemizde meslek hastalıkları/işe bağlı hastalıklardan kaybettiğimiz insanlarımızın sayısının en az 12 bin olması gerekir. Başka bir ifadeyle ülkemizde meslek hastalıklarına bağlı tüm ölümler gizleniyor, kayda alınmıyor.

 

ILO diyor ki “Dünyada çalışma yaşamındaki kişilerde yılda en az 160 milyon meslek hastalığı/işle ilgili hastalıklar görülmektedir.” Başka bir ifadeyle ülkelerde çalışma koşullana bağlı olmak üzere çalışanların binde 4-12’sinde meslek hastalığı oluşur.  Yani çalışma koşulları çok iyi olsa bile her bin kişinin 4’ünde, kötü ise 12’sinde meslek hastalığı/işe bağlı hastalığın saptanması, kayda alınması gerekir.

 

Buna göre ülkemizde 30 milyon çalışan olduğunu farz etsek bile en iyi ihtimalle yılda 120 binden az meslek hastalığı kaydımızın olmaması gerekir. Oysa bu sayı son yıllarda zaman zaman 500’ün bile altına inmiş durumda. Yani ülkemizde “meslek hastalıkları/işe bağlı hastalıkların hepsi ama hepsi gizleniyor” dersek çok mu abartmış oluruz. 

 

ILO’nun bu tespitleriyle ülkemiz başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde yaşanan bu çelişkinin temel nedeni maalesef yine ILO’dur.  ILO’nun çalışma yaşamındaki asli görevi olan birincil korunma ve çalışma barışını sağlamaya yönelmesi gerekir artık. Çünkü dünyada WHO, ülkelerde de Sağlık Bakanlıkları var hem de oldukça organize ve kurumsaldırlar.  Sağlık erki çalışma yaşamındaki tüm çalışanların sağlığın gözetiminin yetki ve sorumluluğunu üstlenmedikçe bu sorun küresel ve ülkeler boyutunda bir kısır döngüde sürmeye devam eder maalesef.

 

Kuruluş misyonu akciğer sağlığını ulusal ve küresel boyutta korumak olan Türk Toraks Derneği olarak çalışma yaşamında yaşanan sağlık sorunlarının görünür kılınması, bunun bir sistem dahilinde tüm ülkeyi kapsayacak, dünyaya model olacak tarza dönüşmesi konusundaki çalışmalarımızın artarak devam edeceğini tüm kamuoyumuza saygıyla bildiririz.

 

 

Mesleki Akciğer Hastalıkları Çalışma Grubu

    

 

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır