18 Temmuz 2017

Verem karakter değiştiriyor!

Verem, çok eski çağlardan beri bilinen bir hastalıktır. Mısır'da bulunan mumyaların bazılarında veremin izleri saptanmıştır. O dönemden beri verem her yıl milyonlarca ölüme sebep olmaktadır. Dünyadaki insanların üçte biri verem mikrobu ile karşılaşmışlardır. Günümüzde azalmakla birlikte halen dünyada veremden ölenlerin sayısı yılda 1 milyon 400 bin kişidir.  Dünyada ölüme en çok sebep olan ilk 10 hastalık arasındadır ve önlenebilir ölümlerin dörtte birini verem oluşturur. Bu sebeplerle hastalık tarihte mahşerin 4 atlısından biri olarak betimlenmiştir.

Verem hastalarının %95'i ise bizim de içinde bulunduğumuz gelişmekte olan ülkelerdedir.

Bu hastalık çok uzun yüzyıllar boyunca tedavisiz kalmıştır. Hastalıkla ilgili geliştirilen ilk ilaçların bulunması 1944 yılı gibi çok yakın tarihlere dayanır. Bu tarihe kadar bu hastalıkla savaşını çoğunlukla kaybeden insanlık 1944-1965 yılları arasında geliştirilen ilaçlarla savaşı kazanmaya başlamıştır. Halen kullanmakta olduğumuz bu ilaçlar %98 etkilidir. 1965-2000 yılları arasında dünyada vereme karşı önemli başarı elde edilmiştir. Bu da vereme karşı verilen savaşın zayıflamasına, küçümsenmesine, hükümetlerin bu konuya ayırdıkları kaynakları azaltmasına yol açmıştır.

Verem tedavisi çok ilaçla yapılan ve en az 6 ay süren, uzun süreli bir tedavidir. Bu tedavinin aksatılması, ilaçların düzensiz kullanılması verem mikrobunda ilaçlara karşı direnç gelişmesine yol açabilir. Bu sebeple bu hastaların yakından takip edilmesi, ilaçlarını düzenli kullandığının kontrol edilmesi gereklidir.

Son 15 yıldır verem hastalığı karakter değiştirmeye başlamıştır. Verem hastalarının önemli bir kısmında ilaçlara karşı direnç geliştiği saptanmıştır. En etkili 5 ilacın bazen 2-3'üne bazen hepsine direnç saptanabilir. Bu durumlarda %98 olan tedavi başarısı %50 lere, bazı durumlarda çok daha aşağılara düşer.

Buna karşılık Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisini geliştirmiştir. Bu stratejinin ana öğesi, hastaların ilaçlarının her dozunu mutlaka bir tıp personelinin gözetimi altında almasıdır. Bu stratejinin verem hastalarında tedavinin başarısını artırdığı tüm dünyada kanıtlanmıştır.

Ülkemizde de Doğrudan Gözetimli Tedavi uygulanmaktadır, ancak bu tedavinin ülkemiz koşullarında doğru ve yeterli şekilde uygulanabilmesi için Verem Savaş Dispanseri sayısının azaltılamaması gerekir.

TÜRK TORAKS DERNEĞİ

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır