16 Nisan 2016

Kitlesel imha silahı: HAVA KİRLİLİĞİ

Son ikiyüzyılda yaşanan sanayileşme, tarımın endüstrileşmesi sonucu artan kırsal işsizlik, işsizliğin neden olduğu kente göç ve kente göç nedeniyle artan kent nüfusunun ısınma ve ulaşımı nedeniyle arttırdığı kirlilik dünyayı nefessiz bıraktı. Gerçekten de bilimsel araştırmalar hava kirliliğinin başta kalp-damar, nörolojik ve solunum sistemini ilgilendiren kanserde dahil olmak üzere pek çok ölümcül akut ve kronik hastalıklara yol açtığını kanıtladı. Özellikle çapı 10 mikrondan daha küçük partiküllerin solunum sisteminin sağlığını tehdit eden en büyük sorunlardan birisi olduğunu biliyoruz. Ancak ulusal akciğer sağlığını korumayı amaçlayan derneğimizin yaptığı bilimsel araştırmalar ne yazık ki kentsel nüfusumuzun hemen tamamının özellikle dış ortam havasında çok yüksek düzeyde hava kirliliğine maruz kaldığını ortaya koydu. Zaten, Dünya Sağlık Örgütü de her yıl yaklaşık 7 milyon insanın iç ve dış ortam hava kirliliğine bağlı gelişen bir hastalık nedeniyle öldüğünü belirtmektedir.

Türk Toraks Derneği Hava Kirliliği Görev Grubu tarafından yapılan ve kongremizde sunulan bir araştırmaya göre Türkiye’deki illerin yaklaşık yarısının (%47) havası ulusal mevzuat değerlerimizin dahi üzerindedir. Muş, Iğdır, Siirt ve Bolu havası en kirli illerimizdir. Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü’nün bilimsel kirlilik kriterini dikkate alırsak 81 ilimizinden 80’ininde yaşanan insanlarımız ölümcül sorunlara yol açan hava kirliliğine maruz kalmaktadır. Türkiye’de bir milyondan fazla nüfusa sahip illerimizde yaşayan yurttaşlarımızın tamamı yıl boyu izin verilen normal limitlerin çok üzerinde partikül maddeye maruz kalmaktadır. Samsun, Bursa, Manisa, İstanbul (Esenyurt), Adana ve Kayseri’de yaşayan halkımız hemen yıl boyu daima kirli hava solumaktadır. Örneğin Samsun’da yılın 327 günü hava kirliliği mevcuttur.

Türk Toraks Derneği Hava Kirliliği Çalışma Grubu

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır