13 Ekim 2015

Kan tükürmenin (hemoptizi) o kadar çok sebebi var ki...

İkinci Dünya Savaşı öncesinde yani antibiotiklerin olmadığı dönemde başta gelen en önemli ölüm nedenleri tüberküloz ve zatürre (yani pnömoni) idi.  Hemoptizi en sık bu iki nedene bağlı olarak görülmekteydi. Bugün bu nedenlere bağlı kanamalar görülmekle beraber, korkutuculuğu ve sıklığı daha azdır. Tüberküloz(verem); hem bronşların içyüzeyinde yaralar oluşturarak hem de akciğerin içinde kavite denilen iltihabi oyuklar/yaralar açarak, kanama oluşturabilir.

Günümüzde kanamalar en sık olarak; bronşitlerde, uzamış her tür öksürüğün tahrişlerinde, bronşektazi denilen bronşial deformasyonlarda, akciğer kanseri ve embolisinde görülmektedir. Kalp yetmezliğinde ve bazı kan hastalıklarında da hemoptizi görülebilir.

Bronşektazi: Genellikle çocuklukta geçirilen ve yeterince tedavi edilememiş hastalıkların sekeli olarak ortaya çıkmıştır. Kanama ve sık infeksiyon, bronşit, zatürre atakları sıktır. Tekrarlayan kanama ve infeksiyon bazen akciğerin o lobunun ameliyatına kadar gider. Günümüzde kanayan damar, anjio ile bulunabilirse, çeşitli yöntemlerle ameliyatsız tıkanmaktadır.

Tüberküloz: İnsanlıkla beraber, hep olan bir hastalıktır. Hala dünyada önemli bir ölüm nedenidir. Cumhuriyeti kurulduğundan beri başta tüberküloz tedavisi hep devlet tarafından ücretsiz olarak karşılanmıştır. Aşılama hep zorunlu tutulmuştur. Halihazırda ülkemizdeki tüberküloz görülme sıklığı, aşağı yukarı Avrupa ülkeleri gibidir. Ancak son 2-3 yılda gelen iki milyonu aşan Suriyeli göçmen ve diğer Afrika ülkelerinden gelenler nedeniyle, İstanbul’da bulunan tüberkülozların çoğu, göçmenler haline gelmiştir. Bu konu çok önemli olup, ileride ülkemiz için hayati bir soruna dönüşebilir.

Pnömoni (zatürre): her insan hayatınde en az bir kere pnömoni olur denir. Bu pnömonilerin üçte birinde göğüste su toplanır, dörtte birinde de kanama olabilir. Bebekler ve yaşlılarda hala en önemli ölüm nedenidir. Özellikle önceden astım ve KOAH hastalıkları olanlarda, yoğun bakımda, solunum desteği verilmesi gerekebilir.

Yabancı cisim: Özellikle çocuklar ve yaşlılar, bilmeden istemeden bazı cisimleri solunum yollarına yutabilir. Küçük gıda parçaları, ağızkenarına konan topluiğneler, kırılan diş parçası, konuşma ve gülme ile beraber yutulabilir. Eskiden kadınlar başörtülerinde topluiğneleri pek kullanmazlardı. Ancak başörtülerinin farklı amaçlarla ve kat kat bağlanmalarında ucu topuzlu iğneler sık olarak kullanılmaya başlanınca, bu iğnelerin yutulması ve akciğere kaçılması artık sık görülen bir durum olmaya başladı. İğnelerin plastik topuzu ağızda ıslanıp kaygan hale geliyor ve gülme-konuşma ile de yutulabiliyor. Genellikle bronkoskop ile kolayca çıkartılan bu iğneler için bazen ameliyat gerekiyor. İşte bu yabancı cisimler de, solunum yollarında tahriş ve kanamaya yol açabilir.

Akciğer kanseri: Sigara kullanımının bu derece yaygınlaşması neticesinde, akciğer kanseri erkeklerde en sık, kadınlarda ise meme kanserinden sonra ikinci en sık görülen kanser haline gelmiştir. Artık günümüzde 40 yaş üstünde bir erkek, sigara kullanıyor ve hemoptizi ile geliyorsa, o kişinin kanser çıkma olasılığı, epeyce yüksektir. Bir çok kişi, miktarı az olan kanamaları pek de önemsemez ve zaten olan öksürüğün tahrişine bağlar. Halbuki balgamda kan gelmesi, bazen kanserin erken ve ilk belirtisi olabilir. Bir tür tümör olmasına rağmen genellikle ameliyatla tedavi edilen, adenomlar da, kendilerini kanama ile gösterebilir.

Akciğer embolisi: Doktorların da hastaların da giderek daha çok düşündükleri ve tanı koydukları hastalık. Genellikle bacak ve leğen bölgesi damarlarından gelen bir pıhtının, akciğer damarlarını tıkaması sonucu oluşur. Ani olan göğüs ağrısı, nefesdarlığı, öksürük ve kanlı balgam ilk bulguları olabilir. Hayatı tehdit edebilir, erken teşhisi çok önemlidir.

Akciğer absesi: Genellikle ateş ve öksürükle başlar. Bazen bronşit, pnömoni gibi başlayıp daha sonra abseleşebilir. Tehlikeli bir durumdur, bazı hastaları hastaneye yatırmak gerekir. Hac esnasındaki pnömonilerin bir kısmı, abseleşebilir, kanama olabilir. Dünyanın dört bir tarafından bir araya gelen insanlar, birbirlerine hastalık da bulaştırabileceğinden, yurtdışındaki infeksiyonlarda dikkatli olunmalıdır.

Kalp yetmezliği, kalp kapak darlıkları ve kalp iltihabı (endokardit),  sol kalp kulakçığı (atrium) tümörleri(miksoma) ve bazı doğumsal anormalliklerinde, solunum yollarında kanama görülebilir. Kanama, bonş damarlarında basıncın yükselmesi nedeniyle olmaktadır.

Bazı pıhtılaşma hastalıkları, trombosit hücre bozuklukları ve yoğun infeksiyonlarda ortaya çıkan sepsis tablosu da, kanamalara neden olabilir. Kazalar, darbeler, düşme ve çarpmalar da akciğer zedelenmesinin diğer önemli nedenlerdir.

Ayrıca daha da ender olmak üzere; bir çok başka hastalık, kendini solunum yollarında kanama olarak belli eder. Aspirin, kanı sulandırıcı ilaçlar ve kokain, aynı tabloyu yapabilir. 

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır