14 Temmuz 2015

Biyopsi yapmak neden gerekir ve yanlış inanışlar doğru mu?

Canlı vücudunun patolojik değişime uğramış kısmından mikroskobik inceleme için bir parçasının değişik yöntemler aracılığıyla kesilerek doku parçası çıkarılması işlemine BİYOPSİ denir. Aslında biyopsi, hastalıklı dokunun örneklenmesidir ki, böylece hastalığın teşhisini koyabilmek mümkün olacaktır. Genellikle bir tümör şüphesi olan nodül veya kitlelerin iyi veya kötü huylu olduğunu ortaya koymak için kullanılan standart teşhis basamağıdır.

Bazı hastalıklara, basit muayene yöntemleriyle ve/veya laboratuar yöntemleriyle teşhis konabilmektedir. Örneğin astım, KOAH, tüberküloz gibi pek çok hastalıkta biyopsiye gerek olmadan tanı konulup tedaviye başlanabilir. Ancak, yapılan birçok tetkike rağmen tanı konulamayan akciğer hastalıkları da vardır (akciğer kanseri, metastazlar, akciğer sertleşmesi gibi). Bu hastalıkların gecikmeden teşhisini koymak (erken tanı) önemlidir, bu yüzden de hızlıca tanı koydurtan biyopsi yöntemlerinden birisi göğüs hastalıkları hekiminiz tarafından kararlaştırılıp planlanmalıdır.

Biyopsi işlemi öncesinde göğüs hastalıkları hekiminiz tarafından hastalık ve yapılacak işlemlerle ilgili olarak detaylı bilgilendirilme yapılmalıdır. Ardından yapılacak işlemi hastanın kabul etmesi halinde yazılı onay alınmalıdır, ancak bundan sonra işlem randevusu verilebilir.

Biyopsi işlemleri öncesi aspirin, kumadin gibi kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız bunların kesilmesi gerekebilir, o nedenle de hekiminize kullandığınız ilaçları tam ve doğru olarak söylemeniz önemlidir. 

Biyopsi işlemleri, akciğer hastalıklarında çoğunlukla görüntüleme yöntemleri (ultrason, skopi, bilgisayarlı tomografi gibi) eşliğinde yapılan ‘kapalı biyopsiler’ şeklinde yapılır ve tanı çoğunlukla konulabilmektedir. Ancak % 10 civarında hastalarda da, tanı koyulması için lokal veya genel anestezi altında "doku parçasının kesilerek alınması" olarak "açık biyopsi" gerekebilir. Bu açık biyopsiler, hastalıklı dokuyu görerek parça alınması işlemi olduğundan %99 tanı koydurucudur.

Halk arasında yaygın görüş olarak söylenen "tümöre bıçak atmak veya parça almak yayılmasına sebep olur" şeklinde bir yanlış inanış mevcuttur. Bu görüşü haklı çıkaracak -bir istisna dışında- bulgu tespit edilmemiştir. Sadece akciğer zarı tümörlerinde (mezotelyoma) biyopsi yapılan alanda tümör oluşabilmektedir, ancak o bölgeye ışın tedavisi yapılarak bu metastaz önlenebilmektedir.

BİYOPSİDEN KORKMA, GEÇ TANI ALMAKTAN KORK

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır