23 Mayıs 2015

Mesleki asbest ve akciğerler

Asbest ısıya, sürtünmeye ve basınca dayanıklı olduğu için insanlığın varlığından itibaren hep insanoğlu tarafında değişik amaçlarla kullanılmıştır. Ancak sanayide ciddi bir şekilde kullanılması 1800’lü yıllardan itibaren gerçekleşen sanayi devrimiyle beraber olmuştur. Özellikle gemi yapım sanayi, ev yapımı başta olmak üzere inşaatlarda, motorlu araçların fren-balata sistemi başta olmak üzere ısı, sürtünme, basınca direnç gereken hemen her iş kolunda kullanılmıştır. Asbestin kullanıldığı iş kolu-malzeme sayısı bir dönem 3 bini geçmiştir. Ancak 20. Yüzyılın başlarından itibaren doktorlarca zararlı olabileceği kuşkusu olmuşsa da bu uyarı başlangıçta pek itibar görmemiştir. Fakat 1960’larda Güney Afrika’nın madenlerinde asbest yataklarında yoğun çalışanlarda artık gizlenemeyecek derecede çok kanser vakalarının olması; buradaki çalışmaların diğer ülkelerdeki araştırmacılarca da doğrulanması tüm dünyanın dikkatini ancak çekebilmiştir. Bunun üzerine 1980’lerde dünyada asbest tüketimin özellikle de sanayide kullanımın sınırlanması mavi ve kahverengi asbestin tamamen azaltılması yoluna gidilmiştir. Ancak asbestin her türünde ciddi sağlık zararları olduğunun görülmesi üzerine 1990’ların sonundan itibaren yasaklanmalar; 2010’dan itibaren de ülkemiz dahil olmak üzere “resmi olarak” asbest kullanımı birkaç ülke hariç tüm dünyada yasaklanmıştır. Asbestin solunum sistemi başta olmak üzere sağlık üzerine 2 grup etkisi vardır: iyi huylu ve kötü huylu etkiler. İyi huylu etkilerin başında akciğerlerde sonu nasırlaşmaya ve solunum yetmezliğine giden bir pnömokonyoz olan asbestozis; akciğerlerin üzerindeki zarda kalınlaşmalar, kireçlenmeler, akciğer zarlarında su toplanmasıdır. Kötü huylu etkiler ise akciğer ve akciğerin üzerindeki zarın kanseri (mezotelyoma) başta olmak üzere değişik organ kanserleridir. Özellikle bu kanserlerden mezotelyoma günümüzde maalesef tam bir tedavisinin olmaması nedeniyle en ağır ve öldürücü olanıdır. Asbeste ilk maruziyet ile bu kanserlerin gelişmesi arasında geçen süre bazı kişilerde 40 yılı geçebilmektedir. Özellikle beraberinde kişi sigara da içiyorsa akciğer kanseri riski 90 kat artmaktadır. Asbest kullanımı yasaklanmış olmasına rağmen eski maruziyetlerin etkisinin önümüzdeki 30-40 yıl devam edeceği bilinmektedir. Ayrıca asbestle yapılan malzemelerin, inşaatların imha süreci de maalesef toplumda yeni maruziyetlerin olmasına dolayısıyla asbeste bağlı hastalıkların gelişmesine yol açacaktır.

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır