Sağlık İçin Barış!
Pandeminin tüm hızıyla sürdüğü şu günlerde dünya gündemini ne yazık ki savaşın soğuk yüzü kapladı.
Biliyoruz ki savaşlarda salgın hastalıklar artar, yeni salgınlar başlar, acil ve kronik hastalıkları olanlar tedaviye ulaşamaz, ciddi hastalıklara tanı konulamaz. Koruyucu sağlık hizmetleri durur. İran-Irak Savaşı’ndan onlarca yıl sonra dahi, hayatta kalanlarda kronik tıkayıcı akciğer hastalığı ve bazılarında akciğerlerde kanama, solunum yetmezliği geliştiği bildirilmiştir.
Savaşlarda kullanılan kimyasal, biyolojik, ateşli ve nükleer silahlar, hava bombardımanları, yangınlar ve radyoaktif sızıntılar çocuk, erişkin, yaşlı demeden insan hayatını ve sağlığını hedef haline getirirken ekolojik dengeyi de bozarak uzun süreli çevresel tahribata neden olur. Hayvanlar, bitkiler, ormanlar yok olur, toprak, hava, akarsular, denizler, yeraltı suları kirlenir. Körfez Savaşı biterken yüzlerce petrol kuyusunun ateşe verilmesiyle bir yıl süren yangın büyük bir çevre felaketine neden olmuştur.
Tüm bunlar, savaş sonrasında da insanların hastalanmasına, hayatını kaybetmesine ve çevre mültecisi olmalarına neden olur.
İnsanlık aşıları savaşlarda ölmek için bulmamıştır. Aşılarla COVID'e bağlı kitlesel ölümlerinin önünün alınması mümkünken barış içinde yaşamanın yolu da bulunmalıdır, bulunacaktır. O halde sağlık için, yaşamın devamı için "yurtta ve dünyada barış" özlemini yüksek sesle dile getirmek zamanıdır.
Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu