KOAH ve Uyku

Sağlıklı erişkinlerde ve KOAH olgularında uykunun tüm evrelerinde soluk volümü ve dakika ventilasyonu azalır. Tüm KOAH olguları, gündüz dinlenme hali ile karşılaştırıldığında geceleri daha hipoksemiktir. Bu hipoksemi özellikle REM döneminde belirgindir.

KOAH hastalarında solunum yollarının direnci artmıştır. REM-dışı dönemde özellikle üst solunum yollarında direnç artar, pozisyonla interkostal kaslar hipotonik hale gelir, REM döneminde merkezi sinir sistemi fonksiyonları değişir, hipoksik ve hiperkapnik uyarılara yanıt küntleşir. Bunlar çoğu kez bir arada, KOAH olgularında gece hipoksemisine yol açabilir.

KOAH ve uyku apne-hipopne sendromu sık rastlanan durumlardır. KOAH olgularının yaklaşık %2-4`ünde uyku apne-hipopne sendromu bulunurken, uyku apne- hipopne sendromu bulunan olguların yaklaşık %10`unda KOAH vardır.

KOAH ile uyku apne-hipopne sendromunun beraberliği halinde pulmoner hipertansiyon, kor pulmonale, karbondioksit retansiyonu görülme sıklığı, sadece uyku apne-hipopne sendromu olan olgulardakinden daha fazladır.

Klinik olarak uyku apne-hipopne öyküsü ve bulgusu olan, gündüz PaO2 değerinin 60 mmHg`nin üstünde olmasına rağmen polistemisi ve/veya kor pulmonalesi olan veya düzenli ve sürekli oksijen kullanırken sabah baş ağrısı ile uyanan KOAH olgularının uykuda solunum özelliklerinin polisomnografiyle incelenmesi gereklidir.

Hastaların gece hipoksemilerinin kontrolü için öncelikle sürekli oksijen verilmesi gereklidir. Ancak uyku apne olan KOAH hastalarının sürekli oksijen tedavisi, CPAP veya BIPAP tedavisi şeklinde olmalıdır.