Bugün :
   Son güncelleme tarihi: 08.01.2004      
Turkish Respiratory Journal
Toraks Dergisi
Toraks Kitapları
Toraks Bülten
 
Ana Sayfa  Dernek Yayınları  Toraks Bülteni Toraks Bülten Ekim 2001 
 Görüşler
TORAKS DERNEĞİ VE AYDIN SORUMLULUĞU

Doç. Dr. Sadık Ardıç

Toraks Derneği kurulduğundan bu yana henüz bir on yıl olmamasına karşın; ürettiği ve üretmeye çalıştığı ulusal çözüm önerileri insanın şevkini ve sevincini artırıyor.

Kurulma aşamasında bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda insanın, ülkede göğüs hastalıkları konusunda bir şeylerin yetersiz ve aksak olduğunu vurgulayıp; bu çağda bu sorunların aşılamamasının çok acı olduğunu dile getirdikten sonra, bir çok insana rehber olmuş, kendi kuşağına göre daha aktif, daha üretken, yüreği bilim aşkı ve memleket sevgisiyle tutuşan hocanın önderliğinde yeni bir örgütlenmenin gerekliliği tartışılmıştır. Bu ilk kıvılcım sırasında kimi zaman, yeni yapılanma yerine mevcut yapılar içinde böyle bir çabanın aynı sonuçları ulaşmada hızı artırıp, artırmayacağı tartışılmıştır. Mevcut yapılar içinde böyle bir çabanın çok cılız kalacağı, insanların heveslerini kıracağı ve eski yapılanma içinde istenilen hedeflere ulaşılamayacağı kararına varılmıştır.

Bu kararlar alınırken herkes gösterilecek özverinin farkında olup, alınan kararlarla izlenecek yol çetindi. Uzayan giden mesailer ve çalışmalar içinde olayın ortaya çıkması sağlandı. Bu kararda hiç bir kariyerizm, benlik ve bireysel çıkar hesabı yoktu. Ülke sorunlarına bulunulan noktada sahip çıkmak, çözüm önerileri üretmek, mevcut bilgi ve bilim düzeyini uluslarası platforma taşımak, bu alanda ülke sathında uğraşı veren tüm hekim kitlesine bu birikimi aktarıp, hekimlik hizmeti kalitesini artırmak hedeflenmekteydi. Bu arada ulusal boyutta ortak standart tanı ve tedavi yaklaşımları oluşturulması gerçeği ve gerekliliği üzerinde duruluyordu.

Tüm bunlar hedeflenirken insanlar, birer nefer gibi bu hummalı çalışma içerisine giriyordu.Bu çalışmalar insanlar arasında akademik hiyerarşi zedelenmeden, ama ortak, sıcak tartışmalar ve eleştiriler yapılarak, her düzeyde hekimin katılımı sağlanarak yapılmaya çalışılıyordu. Varolan dernekler ve yöneticileri bunun gereksizliği konusunda söylemlerde bulunmakla birlikte, onlarda aydın sorumluluıu içinde bu çalışma içinde aktif rol oynuyorlardı.

Bu camiada yetişen tüm hekimler, diğer derneklerin rolünü ve Toraks Derneği kurulana kadar yaptıklarını hiç bir şekilde yadsıyamaz. Ancak onların geldikleri noktalarda varolan sınırlılıklarıda hiç bir zaman göz ardı edilemez. Bu aşamada Türk Tüberkülöz ve Toraks Derneğinin on yıllarca kesintiz olarak sürdürdüğü yayın, eğitim çabası ve ulaştığı birikim, belki bügünkü bu mükemmel yapılanmanın oluşmasında perspektif oluşturmuştur.

Yine Türk Tüberküloz ve Toraks Derneği çok anlamlı bir kararla Toraks Derneği çalışmalarını bir şey beklemeksizin desteklediğini, bugüne kadar sürdürdüğü bilimsel aktiviteleri sürdüreceğini açıkladı. Hatta bu düşünceyi daha da olgunlaştırıp etkin olduğu konularda ve çalışmalarda ortak hareket etmeyi ve çalışma sergilemeyi kabul etti. Bunlar art niyetsiz, ulusal ve aydın sorumluluğu ile alınmış kararlardı ve bu kararların önünde saygıyla selama durulurdu. Bir öncü bilim örgütünden yapması beklenen de bu olmaydı.

Diğer taraftan yine öncü bir bilim kuruluşu olan Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) yıllarca, Türkiye bilim arenasında, kongre yapma geleneğini,saygıyla andığımız, değerli aydın hocamız Prof Dr. Meliha Terzioğlu ve O’nun saygın çalışma arkadaşları yerleştirmişler. O günün koşullarında en mükemmelini yapma çabası, insanların sınırlı bütçeleriyle buraya çalışmalarını getirmelerini sağlamak için gösterdiği özveri ve özen inkar edilemez. Onların tuttuğu meşale ve onların sağladığı aydınlık ve motivasyon gözardı edilemez. Ayrıca onların çabasındaki paylaşımcılık, ulusalcılık ve açtıkları perspektifler, ürettikleri gelenekler bugunkü yetkin çalışmalara önder olmuştur

Toraks Derneği kıvılcımında bu çabaların, bu üretkenliklerin birikimi yadsınamaz. Ancak bu yetkin mirası devir alanlar Toraks Derneği gelişimini kendilerine karşı bireysel tutum olarak algıladılar. Oysa Toraks Derneği birilerinin bireysel tatmini ve bir grubun öne çıkma çabası kaygısıyla kurulmayıp, tüm ülkesel bazda, göğüs camiasını kucaklamak amacıyla ortaya çıkmıştır.

Toraks Derneği bilimsel arenadır, konusunda bilimsel yetkinliği olanların gelip çalışma, üretip, paylaşma ve kitlelere ulaştırma hakkına sahiptir. Buna kimse engel olamaz. Aynı şekilde Toraks Derneği ulusun derneğidir, öncüdür, yetkindir, aydın sorumluluğu ile yetkinleştirilmiştir; bireylerin hırsları ve oyunları ile yıpratılamaz.

Bu bağlamda Toraks Derneği her üyesine düşen görev; aydın sorumluluğu içinde derneğimize sahip çıkmak, üretilen her türlü ürünün ulusal ve uluslarası bilimsel arenada derneğimiz adına duyurulmasını sağlamak, bu derneğin çatısı altında tüm hırs, ben ve bireysel fantazilerden arınıp çalışmaktar.

BİLMECELİ VE HİKAYELİ BİR TEMEL FIKRASI

(Prof.Dr.Feyza Erkan tarafından IV. Uzmanlık Eğitimi Kurultayının Kongreler oturumunda anlatılmıştır.)

Aynı köyde yetişmiş iki yetenekli genç olan Dursun ve Temel tüm maddi sıkıntılara karşın tıp fakültesini, hatta TUS barajını da aşıp uzmanlıklarını bitirmeyi başarırlar. İdealist iki genç hekim olarak yetiştikleri şehrin devlet hastanesine tayin olurlar. İkisi de aynı poliklinikte karşılıklı iki odada göreve başlarlar. Köylerinden yetişen bu iki genç doktordan onur duyan hemşehrileri aralarında para toplayarak Dursun ve Temel’i evlendirirler. Hatta aynı apartmanda karşılıklı iki daire verirler. Böylece Temel ve Dursun’un hanımları da birbiriyle yakın arkadaş olurlar.

Fakat gel zaman git zaman, malum düşük ücretler ile Temel’in evi tamtakır dururken, aynı maaşı alan Dursun’un evi döşenmeye başlar. Buzdolabından ocağına hatta bulaşık ve çamaşır makinelerine kadar tüm elektrikli eşyaları tamamlanırken, Temel’in karısı Fadime buna akıl erdiremez. Dursun’un evi döşendiği gibi, bitmez tükenmez kongre ve toplantı gezileri de başlar. Dursun’un hanımı gittikleri yerleri, otelleri, uçakları, yediklerini, içtiklerini ballandıra ballandıra anlatırken, bizim gariban Fadime de imrenerek dinler. Hatta akşam sohbetlerinde Temel’e "Aman Temelciğum" der. "O ne ziyafetler, süslü masalar, paketlenmiş sardalyeler, hamsi fümeler, şarkılar, dansözler, havai fişekler. Bari biz de ölmeden önce hiç olmazsa bir kongre görebilseydik!."

Ama ne var ki yıllar geçmesine rağmen Temel hiçbir kongreye gidemediği gibi, Dursun’un olmadığı zamanda onun hastalarına da bakmaktan helak olur, bitap bir şekilde eve gelir. Nihayet bizim Temel bir gün cesaret gösterip bu işin sırrını Dursun’a sormaya karar verir. Dursun ise yakın çocukluk arkadaşını geri çevirmez. Kendi reçete yığınlarını Temel’e verir. "Al bunları incele! O zaman öğrenirsun, belki sen de bir kaç kongreye cidebilirsun" der. Temel saatlerce reçeteleri inceler. Bir çok ne olduğunu bilmediği ilaç ismi görür. Günlerce incelediği kitaplarında da bunları bulamaz. Çaresizliğini kabul ederek, "Herhalde" diye düşünür. "Dursun kongrelere gidiyor. Gittikçe de öğreniyor. Öğrendikçe yazıyor. Ben ise nerdeyse penisilin ve eritromisin’den başka antibiyotik bilmiyorum. Ne yeni astım ilaçlarından, ne de ağrı kesicilerden haberim var". Karısı Fadimeye durumun ümitsiz olduğunu söyler, fakat içinden de gizli gizli bu azabın bitmesi için dua eder.

Nihayet bir gün Allah Temel’in dualarını kabul eder. Dursun başka yere gider. Böylece Temel’in yetersizlik duygusu ve Fadime’nin kıskançlığı biter.

SORU: Acaba ne olmuştur? Dursun nereye gitmiştir?

a) Dursun’a etik ilkelere bağlı kalmadığı için Meslek Örgütü tarafından ceza verilmiştir.

b) Sık sık usulsüz izin aldığı için Sağlık Bakanlığı tarafından açığa alınmıştır.

c) Kongrelerden topladığı krediler ve yeni ilaçlarla ilgili yaptığı yayınlarıyla büyük bir şehirde üst düzey bir göreve atanmıştır.
(Doğru cevap: Günümüzde c şıkkı. Gelecekte a, b veya her ikisi olabilir.)


TORAKS DERNEĞİ GENEL MERKEZİ:
Turan Güneş Bulvarı, Koyunlu Sitesi No: 175/19 Oran- Ankara
Tel: 0312. 490 40 50 Faks: 0312. 490 41 42 e-mail: toraks@toraks.org.tr