|
|
Ana Sayfa Dernek Yayınları Toraks Bülteni Toraks Bülten 00/12
D.A. Mitchison Makalesinden Sonra Tüberkülozda İlaç Direnç mekanizmaları üstüne
|
 |
D.A. MITCHISON MAKALESİNDEN SONRA
TÜBERKÜLOZDA İLAÇ DİRENÇ MEKANİZMALARI ÜSTÜNE |
Dr. T. Törün, Dr. K. Tahaoğlu
“Öne sürülen mekanizmaların
tüberkülozda ilaç direnci gelişiminin ne kadarından sorumlu olduğu bilinmemektedir.
Ancak bu mekanizmalar 40 yıldır varolan tüberkülozda ilaç almanın tamamen
denetim altında olmasının önemini ortaya çıkarmaktadır.”
Sayıca geniş bakteri topluluklarında,
daha ilaçla tedaviye başlamadan önce belirli bir ilaca veya ilaçlara karşı,
dirençli mutant basillerin varlığı söz konusudur. Böylece bir basil topluluğuna
monoterapi uygulandığında, ilaç çoğunluğu oluşturan duyarlı basilleri öldürecek,
ancak sayıca az olan dirençli mutant basiller yaşamaya ve çoğalmaya devam
edeceklerdir. Önceleri az sayıda olan dirençli mutant basiller, süreç içerisinde
çoğalarak ortama egemen olurlar. Böylece monoterapi ile verilen ilaca duyarlı
bakteriler yok olurken, duyarlı olmayanların ortama egemen oldukları selektif
bir süreç ilaç direncini ortaya çıkarır. Bu durum düşüş yükseliş fenomeni
olarak bilinir.

Çok sayıda ilacın oluşturduğu bir rejimde başlangıçta ilaç direnci olması,
hastanın ilaçlarını düzensiz kullanması, emilim bozukluğu, tedavi başarısızlığı
durumunda tek başına ilaç eklenmesi ile monoterapiler ilaç direnci gelişiminin
başlıca nedenleridir. Art arda uygun olmayan rejimlerle birbirini izleyen
monoterapiler sonucu çok sayıda ilaca direnç gelişir.
Monoterapinin sözkonusu olmadığı düzensiz kombine ilaç kulanımı, geniş aralıklı
intermittant tedavi ve relapslarda görülen ilaç direnç aynı mekanizma ile
açıklanamamaktadır.
Mitchison bu durumlarda gelişen direnci tanımlamak için 4 mekanizma öne sürmüştür.
Temel olarak, çok sayıda, ilaç alındığı sürece devam eden bakteriyal inhibisyon
ve ilaçlar bırakıldığında, bunu izleyen yeniden çoğalma devresi bulunmaktadır.
Bu devrelerin herbirinde dirençli basillerin oranı, duyarlı olanlara göre
artar. Başlangıçtaki basil sayısına ulaşılır ve dirençli mutantlar topluluğa
hakim olur. Tanımlanan 4 mekanizmadan ilk ikisi bakteriyal inhibisyon, diğer
ikisi bunu izleyen yeniden çoğalma sırasında gerçekleşir.
 |
 |
1- İlaçların erken bakterisidal etkinliğinin
farklı olması:
İzoniazidin erken bakterisidal etkisinin rifampisine oranla güçlü olması esasına
dayanır. İzoniazid ve rifampisin içeren bir rejimde tedavinin başlangıcında
izoniazide duyarlı basiller bakterisidal etkinliği yüksek olan izoniazid ile
hızla öldürülürken, izoniazide dirençli basiller yalnızca rifampisin ile daha
yavaş öldürülebileceklerdir. Bu aşamada tedavi bırakıldığında yeniden çoğalma
başlayacak ve izoniazid dirençli basillerin topluluktaki oranı artacaktır. Erken
bakterisidal etkinlik yalnıca tedavinin ilk 2 gününde farklı, daha sonra öldürme
hızı tüm rejimlerde aynıdır. Bu mekanizma ile seleksiyon için çok kısa bir süre
bulunmaktadır. Ancak tedavi başlangıcında bakteri topluluğu büyüktür ve olasılıkla
dirençli mutantlar içermektedir.
2- Özel bakteri topluluklarının sterilizasyonu sırasında monoterapi
ara sıra metabolik aktivite gösteren basillerin rifampisin, asid ortamdaki basillerin
pirazinamid tarafından seçici olarak öldürüldüğü varsayılır. İzoniazid ve etambutolün
bu basil toplulukları üzerine etkili olmaması nedeniyle tedavi sırasında bir
monoterapi etkisi söz konusu olacaktır. Kesintiye uğramamış bir sterilizasyon
döneminde dirençli mutantların seleksiyon olasılığı bakteri populasyonundaki
sıklıklarına bağlıdır.
3- Yeniden çoğalma döneminde subinhibitör ilaç konsantrasyonları:
Yeniden çoğalma döneminde ilaç subinhibitör konsantrasyonlarda bulunursa duyarlı
basillerin çoğalması tam olarak durdurulamaz ancak hızı azalır. Dirençli basillerin
çoğalma hızı etkilenmez. Böylece dirençli mutantların seleksiyonu gerçekleşir.
Bu mekanizma en çok izoniazid gibi yüksek terapötik aralığı olan, uzun yarılanma
ömürlü diğerlerine göre subinhibitör konsantrasyonlarda bulunma olasılığı
bulunan ilaçlar için geçerlidir.
 |
 |
4- Yeniden çoğalma sırasında ölü devre etkisi:
İzoniazid ve rifampisin içeren bir rejimde alınan ilk birkaç dozdan sonra
duyarlı basiller izoniazid ile baskılanır, tedaviye ara verilirse duyarlı
basiller günlerce baskılanmış olarak kalır. Rifampisin ölü devre etkisi daha
kısadır. Esas olarak direnç gelişimine ölü devreler arasındaki bu fark neden
olur. Rifampisin kısa olan ölü devresi nedeniyle H’e dirençli mutantları baskılamayacak
dirençli basillerin seleksiyonu gerçekleşecektir. Bu mekanizma özellikle ölü
devreleri çok uzun olan H ve S’e dirençli mutantların seleksiyonunda etkilidir.
Bu dört mekanizmadan hangisinin dirençli basillerin ortaya çıkmasında daha
fazla etkin olduğunu bilmek zordur. Sterilizasyon sırasında monoterapi yalnızca
relapslardaki dirençtensorumludur ve rifampisin monorezistansına neden olur.
Bunun dışındaki mekanizmalar diğer tüberküloz ilaçlarına da dirence neden
olabiliyorsa da asıl olarak izoniaziddirencinden sorumludur. Bütün mekanizmaların
işleyişi alınan ilaç sayısından bağımsız bakteriyal inhibisyon ve yeniden
çoğalma dönemlerinin birbirini takip etmesini öngörmektedir.
Öne sürülen mekanizmaların tüberkülozda ilaç direnci gelişiminin ne kadarından
sorumlu olduğu bilinmemektedir. Ancak bu mekanizmalar 40 yıldır varolan tüberkülozda
ilaç almanın tamamen denetim altında olmasının önemini ortaya çıkarmaktadır.
Kaynak
Toman K. Tuberculosis Case-Finding and Chemotherapy. Questions and Answers.
Switzerland: WHO, 1979.
Simone PM, Dooley SW. The phenomenon of multidrug-resistant tuberculosis,
in Rossman MD, MacGregor RR (ed’s), Tuberculosis. New York, McGraw-Hill, 1995.
Mitchison DA. How drug resistance emerges as a result of poor compliance during
short course chemotherapy for tuberculosis. Int J Tuberc Lung Dis 1998; 2(1):
10-15.
|
Radyolojide uzun yıllar yaşanan
bir Türkçe kaynak sıkıntısı vardır. İnsanların gereksinimleri olan
bilgiye anadilinde ulaşması, yabancı dile yeteri kadar hakim olamamanın
getirdiği hatalardan koruduğu gibi zaman kazanımı da sağlar. Normal
radyolojik anatominin bilinmesi ve göğüs grafilerinin değerlendirilmesindeki
güçlükler bir yana artık rutin kullanıma giren BT ve YRBT’de patolojilerin
tariflenmesi, MRG endikasyonları ve bulgularının çok sayıda örneklerle
okuyucuya sunulması Radyolojide olduğu kadar başta Göğüs Hastalıkları
olmak üzere diğer ilgili branşlarda da önemli bir gereksinim haline
gelmiştir.
Bu nedenlerle kaleme alınan kitapta anatomi ve fizyolojiden başlayarak
acil durumlara kadar tüm patolojiler olabildiğince çok örneklerle
ve sistematik bir biçimde okuyucuya aktarılmaya çalışıldı. Gerekli
olan yerlerde şekillerle anlatıma kolaylık getirmek, tablolarla özet
bilgiye ulaşmak amaçlandı. Ayrıca akciğer grafilerinin resimlenmesindeki
güçlükler, baskı kalitesine büyük özen göstermemizi gerektirdi.
336 sayfa, dizinli ve 20 bölümden oluşan kitapta 681 resim, 25 şekil
ve 29 tablo bulunmaktadır. Yararlı bir eser sunduğumuz umuduyla okuyucunun
düşünce ve önerilerini bekliyoruz.
Adres: Prof.Dr. Emine OSMA
Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak. Radyodiagnostik Anabilim Dalı İnciraltı/İzmir
Tel. : 0542 890 33 80 - 0232 277 77 77 - 4102 0232
421 31 24
Faks : 0232 259 07 98 |
|
 |
|
|
TORAKS DERNEĞİ GENEL MERKEZİ:
Turan Güneş Bulvarı, Koyunlu Sitesi No: 175/19 Oran- Ankara
Tel: 0312. 490 40 50 Faks: 0312. 490 41 42 e-mail: toraks@toraks.org.tr
|