Büllektomi
Difüz amfizemli hastaların bazılarında tek ya da iki taraflı büller oluşabilir. Bu büllerin cerrahi rezeksiyonu oldukça eski bir yöntemdir. Ancak büllektominin seçilmiş hastalarda yararlı olduğu, iyi incelenmemiş hastalarda ise herhangi bir yarar sağlamadığı kanıtlanmıştır. Tek taraflı, kısmen sağlam parenkimle çevrili ve parenkime bası yaparak yer değiştirmesine neden olan, sınırları radyolojik olarak iyi tanımlanabilen ve hemitoraksın %30’undan fazlasını kaplayan büllerin çıkartılması semptomatik ve fonksiyonel yarar sağlamakta, daha küçük büllerin rezeksiyonu herhangi bir değişikliğe neden olmamaktadır. Sık infeksiyon geçiren veya pürülan bronşiti olan hastalarda büllektomi önerilmemektedir. Ayrıca FEV1 değeri
<500 ml olan ve karbondioksit retansiyonu olan hastalarda büllektomi sonrası prognozun kötü olduğu gözlenmiştir.
Akciğer Volümünü Azaltıcı Cerrahi (AVAC)
Difüz amfizemli hastalarda, akciğerin en fonksiyonsuz alanlarının rezeksiyonu ilkesine dayanır. İlk kez 1950’lerde denenmiş, daha sonra yüksek mortalite nedeniyle terk edilmiştir. Son yıllarda, cerrahi tekniklerin gelişmesiyle tekrar gündeme gelmiştir. Günümüzde kabul gören en iyi teknik, “mediyan sternotomi ile bilateral stapling” dir. AVAC’yi uygulayan değişik merkezlerin göz önüne aldığı endikasyonlar ve kontrendikasyonlar şunlardır:
|
KOAH’ta transplantasyon endikasyonları Sınırlı
yaşam şansı (kor pulmonale başlaması) Yaş <60 Maksimum düzeyde
tıbbi tedaviye yanıtsızlık Başka bir organ yetmezliği bulunmaması
(renal, hepatik) Oksijene bağımlılık FEV1<%25 Günlük
yaşam etkinliklerinde kısıtlılık AVAC için aday olmama Psikolojik
faktörler, aile desteği
KOAH’ta transplantasyon kontrendikasyonları Sigara
kullanma Koroner arter hastalığı Uzun süredir kortikosteroid
kullanma Çok kaşektik olma Aşırı obezite Yineleyen veya
persistan sepsis Yaygın büllöz hastalık (tek akciğer
transplantasyonu için) Daha önce toraks cerrahisi geçirmiş olma
(hemoraji riski) |
AVAC uygulanan hastaların izlenmesinde (3 ay-1 yıl), akciğer fonksiyonlarında düzelme, diyafragmanın kasılma gücünde artış, sağ ventrikül fonksiyonlarında artış, egzersiz kapasitesinde artış, yaşam kalitesinde yükselme sağlanmıştır. Meydana gelen bu olumlu değişiklikler, akciğer esneklik basıncının artması, statik akciğer volümlerinin azalması nedeniyle diyafragmaya olan baskının azalması, dolayısıyla inspirasyon kaslarının yükünün azalması şeklinde açıklanmaktadır. AVAC, erken dönemde olumlu sonuçlarına rağmen, uzun süreli izleme sonuçları hakkında fazla bilgi birikimi olmadığı için, henüz tartışmalı bir yöntemdir. Rutin olarak uygulanmamaktadır.
Akciğer transplantasyonu
Verici sorunu nedeniyle çok sınırlı uygulanan bir yöntemdir. Dünyadaki tüm akciğer transplantasyonu uygulamalarının yaklaşık %40’ı KOAH’lı hastalarda gerçekleştirilmektedir. Transplantasyon olgularında sağkalım oranı, birinci yıl sonunda %75, üçüncü yıl sonunda %60’tır. KOAH’ta daha çok tek akciğer transplantasyonu uygulanmaktadır.
|
KOAH’ta transplantasyon endikasyonları Sınırlı
yaşam şansı (kor pulmonale başlaması) Yaş <60 Maksimum düzeyde
tıbbi tedaviye yanıtsızlık Başka bir organ yetmezliği bulunmaması
(renal, hepatik) Oksijene bağımlılık FEV1<%25 Günlük
yaşam etkinliklerinde kısıtlılık AVAC için aday olmama Psikolojik
faktörler, aile desteği
KOAH’ta transplantasyon kontrendikasyonları Sigara
kullanma Koroner arter hastalığı Uzun süredir kortikosteroid
kullanma Çok kaşektik olma Aşırı obezite Yineleyen veya
persistan sepsis Yaygın büllöz hastalık (tek akciğer
transplantasyonu için) Daha önce toraks cerrahisi geçirmiş olma
(hemoraji riski) |
|