Basamaklı tedavi yaklaşımı
uygulanır (Tablo 12).
| Tablo 12. Hastanede atak
tedavisi |
A. Orta şiddette-ağır atakların hastane tedavisi
- Semptomların şiddetini tayin et, kan gazları ve
akciğer grafisini değerlendir
- Kontrollü oksijen tedavisi
- Bronkodilatör tedavi
- b2-agonist başlanır veya mevcut tedavinin dozu/sıklığı
artırılır. Örneğin, ÖDİ ile 1.5-2 saatte bir 6-8 püskürtme
veya her 1.5-2 saatte bir doz inhalasyon solüsyonu
nebülizatör ile uygulanır. Hemen yanıt alınamazsa,
- Ek olarak ipratropiyum bromür başlanır veya mevcut
tedavinin dozu/sıklığı artırılır. ÖDİ ile 3-4 saatte bir
6-8 püskürtme veya 4-8 saatte bir 0.5 mg inhalasyon
solüsyonu uygulanır
- Şiddetli vakalarda serum düzeylerinin 8-12 µg/ml olmasını sağlayacak teofilin dozu İV yolla uygulanır.
Aminofilin dozajı:
- Daha önce teofilin kullanmayan veya klirensi etkileyecek
herhangi bir durumu olmayanlarda başlangıçta 5-6 mg/kg
yükleme dozu minimum 20 dakikada verilir. İdame dozu
0.5 mg/kg/saattir.
- Teofilin klirensini etkileyecek bir durum olduğunda
yükleme dozu 2.5 mg/kg olarak toplam 300 mg’dır.İdame dozu ise hasta semptomatik
olmadığı veya serum
konsantrasyonu <10 mg/ml olmadığı sürece 400 mg/günü
geçmemelidir.
- Kortikosteroidler
- Ağır bir atakta oral veya İV yolla 0.5-1 mg/kg/gün dozunda
prednizon (veya eşdeğeri) uygulanır. Tedavi İV formdan oral
forma geçilerek uygun bir sürede (1-2 hafta) azaltılarak
kesilir.
- Antibiyotikler: Bakteriyel enfeksiyon bulguları varsa oral olarak, bazen de intravenöz olarak uygulanır.
- Diğer önlemler
- Balgam viskozitesi çok fazla ise fizyoterapiyi düşün ve/veya
kendi kendine balgam temizliği
- Sıvı dengesi ve beslenme kontrol edilir.
- KOAH ile eşzamanlı bir hastalık varsa tedavi edilir.
- Profilaktik heparin tedavisi düşünülebilir.
- Hastanın yakın izlemi
B. Hayatı tehdit eden atakların tedavisi
- Uygulanan tedaviye rağmen hasta iyileşmemişse, ancak koma,
kardiyak veya solunumsal arrest yoksa (A) maddesinde belirtilen
yoğun tedaviye ek olarak yüz veya burun maskesiyle CPAP veya
BIPAP ile invazif olmayan mekanik ventilasyon (NIPPV)
uygulanır.
- Hastada koma, kardiyak veya solunumsal arrest
varsa, solunum hızı >35 dakika ise, B.1. maddede uygulanan tedavi
yetersiz kalmışsa, PaO2<40 mmHg, PaCO2
>60 mmHg, pH< 7.25 ise,
kardiyovasküler komplikasyonlar (hipotansiyon, şok, kalp yetmezliği)
varsa, di¤er komplikasyonlar (metabolik anormallikler, sepsis, pnömoni,
pulmoner embolizm, barotravma, yoğun plevral efüzyon) varsa, yardımcı
solunum kas kullanımı ve paradoksal abdomen hareketinin eşlik etti¤i
şiddetli dispne varsa (A) maddesinde belirtilen yoğun tedaviye ek olarak
endotrakeal entübasyon ve invazif mekanik ventilasyon
uygulanır.
|
Tablo 12’de belirtilen tedavi ile ilk 30 dakikada
semptom ve bulgularda düzelme olur ve PaO2 >60 mmHg olursa tedaviye devam
edilir. Hasta 4 saatte bir yeniden değerlendirilip, Tablo 13’te belirtilen
taburcu etme kriterlerine ulaşıldığında, uzun süreli tedavi planlanarak evde
tedaviye devam edilir.
| Tablo 13. Akut atakta
taburcu etme kriterleri
|
• İnhale ß2-agonist tedavisine 4 saatten
daha uzun süre gereksinim duyulması • Atak öncesi yürüyebilen
hastanın tedaviden sonra odanın bir başından öbür başına
yürüyebilmesi • Yemek yiyebilmesi ve nefes darlığı nedeniyle
uykudan sık sık uyanmamas› • Parenteral tedavi kesildikten sonra
12-24 saat içinde klinik stabil olması • Arteriyel kan gazlarının
son 12-24 saat içinde stabil olması • Hastanın veya
hastaya evinde bakacak kişilerin ilaçları hatasız olarak kullanmayı
öğrenmiş olması • Hastanın, ailesinin ve hekimin, hastanın evde
başarıyla tedavi edilebileceğinden emin
olması |
Yukarıdaki tedaviye rağmen ilk 30-60 dakikada
semptomlarda ve bulgularda düzelme olmaz ve PaO2<60 mmHg
ise FiO2 aşamalı olarak artırılır ve 30 dakikada bir AKG
değerlendirilir. Bu uygulama ile PaO2 <60 mmHg olursa
Tablo 12’nin B/1. maddesinde önerilen tedaviye geçilir. FiO2’nin artırılmasına ve NIPPV’ye rağmen PaO2
<40 mmHg ise, PaCO2
artarsa
veya pH <7.25 ise hastaya mekanik ventilasyon uygulanır.
Sekresyonların Kontrolü Hastanede tedavi gören KOAH hastalarında hava yolu
sekresyonlarının mobilizasyonuna yönelik en etkili yaklaşım, kontrollü öksürük
ve zorlu ekspirasyon tekniğidir. İlaçsız aerosol tedavisi (hümidifikasyon), elle
veya mekanik olarak yapılan göğüs perküsyonu, vibrasyon, sarsma ve postüral
drenaj gibi göğüs fizyoterapisi yöntemleri, sistemik aşırı hidratasyon ve
IPPV’nin etkileri konusunda yeterli kanıt yoktur. Nazo- trakeal
aspirasyon, aşırı sekresyonu olan hastalarda nadiren ve kısa süreli olarak
uygulanabilir.
Oksijen Tedavisi Akut KOAH ataklarında medikal tedavinin yanı sıra O2 tedavisi yaşam kurtarıcıdır. Ağır akut atak sırasında O2 nazal kanülle, Venturi maskesiyle veya mekanik ventilasyonla
verilir.Amaç PaCO2 10 mmHg’dan fazla artmadan ve pH<7.25
olmadan, PaO2’yi 60 mmHg’nın veya SaO2’yi %90’ın üstüne çıkarmaktır.O2 tedavisine
düşük akımla (nazal kanülle 1-2 l/dk, Venturi maskesi ile FiO2 %24 olarak) başlanmalı, AKG’nin izlenmesi ile akım hızı
ayarlanmalıdır.PaO2’yi 60 mmHg’nın üzerinde tutabilmek için
önerilen O2akım hızı değerleri aşağıda belirtilmiştir:
Hava solurken PaO2 (mmHg) (l/dk) |
| FiO2 (%) | Nazal kanülle O2akımı |
|
|
Yardımcı ventilasyonAkut atakta gelişen ilerleyici hava yolu
obstrüksiyonu ventilasyonu ve oksijenasyonu bozabilir ve bu koşullarda uygulanan
oksijen tedavisi yetersiz kalabilir. Böyle bir durumda, hastayı akut solunum
yetmezliği boyunca kısa süreli desteklemek ve ventilasyonu kronik olarak
bozulmuş olan hastanın fonksiyonel durumunu ve gaz alışverişini düzeltmek amacı
ile yardımcı ventilasyon uygulanır. Hastanın bilincinde, ventilasyon çabasında,
solunumsal asidozda ve hipoksemide bozulmanın giderek ağırlaşması durumunda, bu
tedavi yaklaşımına gereksinim doğar. Yardımcı ventilasyonun amacı solunum
kasları üzerindeki yükü hafifletmek, solunum işini azaltmak ve ilerleyici
solunumsal asidozu düzeltmektir. KOAH zemininde gelişen akut solunum
yetmezliği (ASY) tedavisinde ya invazif olarak (endotrekeal entübasyonla) veya
invazif olmayan yolla (burun-yüz maskeleri ile) pozitif basınç verilerek
yardımcı ventilasyon sağlanır. İnvasif olmayan yardımcı ventilasyon
uygulamasının (Noninvasif Positive Pressure Ventilation) (NIPPV), endotrakeal
entübasyona gereksinimi, hastanede kalış süresini ve mortaliteyi azalttığı
bildirilmiştir. Bu nedenle, akut KOAH alevlenmelerinde gelişen hiperkapnik
solunum yetmezliği tedavisinde uygun olgularda ilk aşama tedavi olarak NIPPV
düşünülebilir. Ancak, bu tedavi yaklaşımı gerekli altyapı ve deneyimli personel
bulunan merkezlerde uygulanmalıdır. NIPPV’nin yetersiz kaldığı veya
uygulanamadığı ASY’li olgularda (mental bozukluk, hemodinamik denge bozukluğu,
aşırı sekresyon vb), hastaların entübe edilerek mekanik ventilasyona bağlanması
gerekebilir. Entübasyona bağlanan bu hastalarda nozokomiyal pnömoni, sinüzit,
barotravma ve bazı laringotrakeal komplikasyonlar gelişebilir. O nedenle hastada
koma, kardiyak veya solunumsal arrest yoksa, invazif olmayan ventilasyon (NIV)
tercih edilebilir.
|