KOAH’ta ilerleyici hipoksemi
söz konusudur. Hipoksemi hücre hasarına yol açar. Bu nedenle, hipokseminin
düzeltilmesi veya önlenmesi önemlidir. Ancak, doku hipoksisini düzeltmeye
çalışırken, oksijen tedavisi yanında hemoglobin konsantrasyonu, kalp debisi,
dokuda yerel perfüzyon bozukluğu gibi oksijen taşınması ile ilgili faktörlerin
de dikkate alınması gereklidir. Uzun süreli oksijen tedavisi (USOT),
hipoksemiye ikincil polisitemiyi düzeltir, vücut ağırlığını artırır, pulmoner
hipertansiyonu düşürür, kor pulmonaleye bağlı sağ kalp yetmezliğini düzeltir,
kalp fonksiyonlarını güçlendirir. Ayrıca, nörofizyolojik fonksiyonlar üzerinde
olumlu etkileri vardır. Efor kapasitesini artırır ve günlük yaşam etkinliklerini
olumlu etkileyerek yaşam kalitesini yükseltir ve süresini uzatır.
USOT
endikasyonları Tablo 9’da özetlenmiştir.
| Tablo 9. Uzun süreli
oksijen tedavisi endikasyonları*
|
Mutlak ölçütler: • PaO <= 55 mmHg veya SaO
2< =%88
(en az 3-4 haftalık stabil dönemde)
Kor pulmonale varlığında: •
PaO
2 55-59 mmHg ve SaO
2 >=89 olması
• EKG’de “p” pulmonale bulunması, hematokritin >%55
olması, konjestif kalp yetmezliği
Sadece özel durumlarda:
• PaO
2 >=
60 mmHg veya SaO
2 > =%90
• Noktürnal desatürasyonun CPAP ile düzeltilmediği uyku apne olguları gibi özel klinik durumlar.
Oksijen tedavisi, uyku ve efor sırasında doz ayarlanarak
uygulanmalıdır.
Sadece efor ya da uyku sırasında desatürasyon (PaO2<55 mmHg) gelişiyorsa, uyku ve efor sırasında da oksijen tedavisi uygulanmalıdır. Uykuda gelişen desatürasyon varlığında nazal CPAP veya BIPAP da
düşünülebilir. |
CPAP = sürekli pozitif hava yolu basıncı, EKG = elektrokardiyogram,
BIPAP = 2-düzeyli pozitif hava yolu basıncı |
* Uzun süreli O tedavisini öneren hekimler, sağlık kuruluşları, masrafı ödeyecek olan Emekli Sandığı, Bağkur ve Sosyal Sigorta Kurumları bu ölçütleri
uygulamalıdır. |
Oksijen sistemleri
Oksijen, basınçlı gaz silindirleri, sıvı oksijen ve
oksijen konsantratörü olmak üzere 3 sistemle kullanılmaktadır. Evde uzun süreli
oksijen tedavisi uygulamas›nda en uygunu konsantratörlerdir. Sıvı oksijen ise
ta¾›nabilir olduğu için hastanın aktif yaşamasına olanak tanır.
Oksijen verme yöntemleri
KOAH hastalarında oksijen genellikle standart
nazal kanüller ile sürekli uygulanır. İleri dönemlerde
şiddetli hipoksemisi olan bazı hastalarda, inspirasyon havasındaki oksijen
fraksiyonunun (FiO2 ) daha da artırılması için yüz
maskelerine
gerek duyulabilir.
Tüp ve sıvı oksijen sistemlerinde oksijen sarfını
azaltmak için oksijen rezervuar kanülleri
geliştirilmiştir. Oksijen rezervuar kanülleri (oksijen depolayan kanüller) bütün
oksijeni inhalasyonun erken dönemlerinde verecek şekilde üretilmiştir. Rezervuar
kanül, oksijeni hasta soluk verirken depolar ve ardından inhalasyonun erken
döneminde hastaya verir. Oksimizer ve pendant kanül gibi etkisi birbirine
oldukça yakın iki tip rezervuar kanül vardır.
Estetik nedenlerle yüzlerinde kanül veya maske taşımak
istemeyenlere ince perkütan kateterle 2. ve 3. trakea aralığından içeri
girilerek transtrakeal oksijen
uygulanır. Bu yöntemde de,
sürekli nazal oksijen sistemine oranla %37-58 daha az oksijen tüketildiği
bildirilmektedir.
 |
Şekil 5.KOAH'ta Uzun Süreli Oksijen Tedavisi |
Oksijen tedavisinde amaç, PaO2’nin
60-65 mmHg’nin üstünde tutulmasıdır. Bunun için de nazal kanül ile 1.5-2.5 l/dk
akım yeterlidir. O2
akım hızı, arteriyel kan gazları analizi veya oksimetreyle izleme ile ayarlanır
(Şekil 5).Oksijen tedavisi yılda en az bir kez yeniden değerlendirilmelidir.
Günlük kullanım 15 saatin altına düşmemeli ve hastalar mümkün olduğu kadar uzun
süre oksijen kullanmaya teşvik edilmelidir. Hasta uykusunda mutlaka oksijen
almalıdır.
USOT’un başarılı olması için, hastanın tedaviyi gereken şekilde
kullanıp kullanmadığının izlenmesi ve tedavisinin yararı konusunda eğitilmesi
gerekmektedir.
Oksijen tedavisinde en önemli tehlike yangın olduğu için,
sigara içen hastalara evde USOT önerilmemektedir.
Uzun Süreli (Evde) Mekanik
Ventilasyon Tedavisi
İleri derecede hiperkapnisi bulunan solunum
yetmezliğindeki ağır KOAH hastalarında, hiperkapninin azaltılması, semptomların
iyileştirilmesi ve dolayısıyla yaşam kalitesinin yükseltilmesinde medikal tedavi
yeterli olmayabilir. Mortalitenin yüksek oldu¤u bu hastalarda, her an solunumsal
asidoz tablosu ile ölümcül bir atak oluşma riski çok yüksektir.
Medikal tedavi ile düzeltilemeyen ağır hiperkapnisi
(PaCO2
60-70 mmHg) olan hastalarda
burun ya da yüz maskeleri gibi invazif olmayan yöntemlerle mekanik ventilasyon
önerilmektedir. Bu tedaviden en çok yararlanabilecek olanlar, ileri derecede
noktürnal hipoksemisi veya solunum kaslarında güçsüzlük olan hastalardır. Tedavi
kesintili, noktürnal ve sürekli olabilmektedir. Hastaların maske ve cihazı uzun
süre tolere edememeleri nedeniyle genelde noktürnal ventilasyon önerilmektedir.
Ancak, gözlenen fizyolojik yararlarına rağmen, bu tedavinin hastalardaki
semptomlar üzerindeki olumlu etkisi henüz kesinlik kazanmadığından rutin
kullanılması önerilmemektedir.