OAH’ın tanımından da anlaşılacağı gibi, hava
akımı obstrüksiyonu kısmen reversibldir. Bu nedenle reversibilite ölçümü KOAH’ı
astımdan ayırt etmekte, reversibilitenin derecesini saptamakta, hastaların kortikosteroid
tedavisinden yarar görüp görmeyeceklerini tahmin etmekte ve prognoz tayininde
kullanılır.
Reversibilite testi, sempatomimetik veya antikolinerjik
ilaçların inhalasyonundan sonra FEV1’deki değişikliği saptar. Bu amaçla bazal
FEV1 ölçümünden sonra hastaya kısa etkili b2 -agonist
(örneğin; 2 püskürtme [puf] =200 µg salbutamol) inhale ettirilir. 15-20 dakika
sonra FEV1’de bazal değere göre %12’lik ve mutlak değer olarak 200
ml’lik artış pozitif kabul edilir. KOAH hastalarının %10-30’unda reversibilite
testi pozitif bulunmaktadır. Bir tek testle bronkodilatör yanıtın elde edilememiş
olması, bronkodilatör tedavisinin yararlı olmayacağı anlamına gelmediği gibi,
FEV1’de önemli artış olmaksızın da semptomatik düzelme görülebilir.
Stabil KOAH’ta 2-4 haftalık oral (0.4–0.8 mg/kg
prednizolon) veya 6-8 haftalık inhale (1000 µg veya daha fazla) kortikosteroid
tedavisinden sonra FEV1’de bazal değere göre %12’lik ve mutlak değer
olarak 200 ml’lik artış pozitif steroid yanıtı olarak kabul edilir. İnhale steroid
deneme tedavisine pozitif yanıt, bu ilacın uzun süre kullanımı için endikasyon
oluşturmaktadır.