5 Nisan 2018

NANOTEKNOLOJİ VE AKCİĞERLER

 Nanoteknoloji (NT) son 20-30 yıldır günlük yaşamımıza giderek artan bir yoğunlukta girmeye başladı. Bugün için günlük yaşamımıza giren NT ile üretilmiş ürün sayısı 700-800’ü geçmiş, bine yaklaşmıştır.

Evlerimizde kullandığımız leke tutmaz yemek masası örtülerinden, çocuklarımıza giydirdiğimiz kir tutmaz elbiselere, evlerimizin duvarlarındaki silinebilir, leke tutmaz boyalara, yanmaz-paslanmaz tavalara, hatta sabahları kullandığımız kimi deodorant, losyonlara kadar…

Bu teknolojinin ürünlerinin giderek artacağı, günümüz itibarıyla dünyada 1 trilyon dolarlık pazar payının 2020’lerde 3 trilyon dolara ulaşacağı beklenmektedir. Bu teknolojinin ürünlerinin üretimiyle uğraşan kişi sayısı da giderek artmakta, yakında 20 milyon kişiye ulaşacağı beklenmektedir.

Madalyonun bu tarafından bakınca  bunlar güzel gelişmeler çünkü bu teknolojiyi sunanlar, reklamını yapanlar özellikle bu ürünlerin ve bu teknolojinin “sağlık dostu” olduğunu iddia etmektedirler. Oysa yapılan ilk deneysel hayvan çalışmaları bu işin bu kadar da masum olmadığını göstermektedir. 

NT ana maddesi Nanopartikül-nanoparçacık (NP) dır. NP tüm tıp bilgilerimizi alt üst etmiş durumdadır.  Birkaç yıl önceye kadar yazılan tüm tıp kitaplarımızda vücudumuza zararı olabilecek dış maruziyetlerdeki maddelerin büyüklük sınırı 0.1 mikron olarak yazılmıştır. Yani bu büyüklüğün altındaki maddelerin vücudumuzdaki etkilerin olmadığı/bilinmediği ifade edilmekteydi. Oysa 0.1 mikron altı artık nanodünya olarak adlandırılmaktadır çünkü 0.1 mikron: 100 nanometre olduğunu artık biliyoruz. Bu büyüklükteki NP karbon başta olmak üzere değişik metal formları, 2-3 boyutlu şekilleri bu teknolojinin ana unsurudur. 

NP ile ilgili ilk deneysel çalışmalar birçok yönden asbest’e benzediği hatta daha da etkin özellikleri olduğu bu nedenle bazı bilim adamlarınca 21.yy’ın asbesti olarak adlandırıldığını biliyoruz. Oysa ilk göstergeler asbestten çok daha zararlı bir madde ile karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Öncelikle asbestin etkileri sadece solunum yoluyla olurken NP etkilerinin her türlü temasla mümkün olabileceği gösterilmiştir. Asbestin neden olduğu fibrozis (nasırlaşma) ve kanserler dışında bunun etkilerinin kalp damar sistemi başta olmak üzere birçok değişik sistem üzerine ciddi hasarlar yaptığı gösterilmiştir. Ancak maalesef yapılan çalışmaların hemen hepsi deneysel düzeyde olduğu için henüz insanlarda ciddi bir ilgi uyandırmış değildir.

Bu teknolojinin insanlar üzerindeki etkilerini saptayacağımız yeni teknolojik yöntemler tıbbın hizmetine girdiğinde ancak bu etkileri görebileceğiz. Bugün itibarıyla genç yaşta görülen kanserlerin, kalp-beyin-akciğer pıhtı atması olaylarına bağlı erken ölümlerin nedeninin bu teknolojinin ürünü olan NP kuşkumuz giderek artmaktadır.

 

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır