4 Eylül 2017

GERÇEKTEN KOAH, TELLERLE (COIL), TIKAÇLARLA (VALF) KALICI OLARAK TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?!

 KOAH hastalığının temel tedavisi, solunum yoluyla alınan nefes açıcı ilaçlardır. Ayrıca ilaçlar dışındaki en önemli tedavi yaklaşımlarından birisi de solunum rehabilitasyonudur.

Ağır ve çok ağır KOAH’ı olan olgularda, "amfizem"li alanlar çoğunluktadır. Amfizem; hava yollarının, belirgin fibrozisin, yani akciğer sertleşmesinin olmadığı, anormal ve kalıcı genişlemesidir. Kronik ve mikrobik olmayan bir türde, iltihaba bağlı olarak doku hasarı meydana gelir ve özellikle alveol denen akciğerin temel yapılarında yıkım gelişir, bir nevi hava kesecikleri oluşur. Sonuçta, akciğerler aşırı şişkin, esnemesi azalmış ve nispeten sert yapıdaki göğüs kafesi içerisinde çalışamayacak hale gelir.

Nefes darlığı yakınmasını gidermek amacıyla amfizemli alanların azaltılması için bazı yöntemler geliştirilmiştir. Bunların bazıları:

•          Akciğer hacim küçültücü cerrahi tedavi

•          Bronkoskopla tedavi yöntemleri

o   Tek yönlü valfler

o   Tıkaç

o   Biyolojik hacim küçültücü yöntem

o   Termal buhar ile havayolu ablasyonu

o   Bül dekompresyonudur.

Hava keseciklerinin geri dönüşümü mümkün değildir ve nefes darlığına neden olan en önemli yapısal değişikliktir. Bu kesecikler  ameliyatla çıkarılabilir. Ancak bu hastaların solunum fonksiyonları düşük olduğu için çoğu zaman operasyon riskli bulunmaktadır. Bu amaçla, son yıllarda endoskopik (solunum yollarının ince ışıklı kamerayla görüntülenmesi: bronkoskopi) olarak amfizemli bölgelere, o bölgeyi tıkayıcı sarmal ya da valflerin yerleştirilmesi yöntemleri kullanılır hale gelmiştir. Biz de günümüzde oldukça çok soru gelen, özellikle popüler bu iki konuya kısaca değinmek istedik:

Valfler; amfizemin bronkoskopik tedavisi için günümüzde en fazla deneyim kazanılmış olan aygıtlardır. Havayollarına yerleştirilen, içeriye hava girişini engelleyen, ancak o bölgedeki fazla havanın dışarıya çıkmasını sağlayan 4-10 mm. arasında küçük tıkaçlardır. Hava hapsinin fazla olduğu amfizemli bölgelere daha fazla hava girişini tıkayarak engellerler. Tek yönlü endobronşiyal valfler, nefes alımı sırasında hava girişini engelleyip, nefes verimi sırasında hava ve salgıların çıkışına izin verdiği için, valfin ilerisindeki genişlemiş ve aşırı havalanmış akciğer alanının hacmi zamanla azalır.

Tek yönlü bronş içi valflerle ilgili çalışmaların özeti:

1. Valf modellerinden birisinin diğerine avantajını gösteren karşılaştırmalı çalışma yoktur.

2. Valfler aynı zamanda alt lob ağırlıklı amfizem için de kullanılabilir.

3. En iyi klinik ve fonksiyonel sonuçlar atelektazi (akciğerin bir kısmının kapanması) gelişimi ile ilişkili görünüyor ve bu nedenle atelektazi gelişmeden gerçek hacim küçültmede iyileşme genellikle ılımlı ya da yoktur.

4. Atelektazi hastaların küçük bir oranında oluşur.

Sarmallar (coil) (tel) ise; yine aynı amaçla, daha önceden bilgisayarlı tomografi ile belirlenen amfizemli alanlara yerleştirilen, açıldığında düz olup, yerleştirildiğinde spiral şekil alan yumuşak tel gibi malzemelerdir. Sarmallar açıldığında akciğer dokusunun büzüşmesini sağlama yeteneğine sahip olacak şekilde tasarlanmış, küçük havayollarını açık tutarak ve fazla havanın dışarı çıkmasını sağlayarak akciğerin doğal esnekliğini korumaya yönelik, akciğer dokusu düzeyinde etkili olan aygıtlardır.

Seçilmiş ve uygun hastalarda yapılmalıdır. Uygun hastalar akciğerin üst ve/veya alt lob heterojen amfizemi ve/veya fokal doku hasarı bulunan çok sayıda amfizemli lobu olan hastalar, solunum fonksiyon testlerinde belli kriterleri olan (FEV1<%50 (beklenen), TLC ≥%100 (beklenen), MRC nefes darlığı skoru>1 olan yani nefes darlığı aşırı derecede olmayan) ve sigara kullanmayan (veya en az 8 hafta önce sigarayı bırakmış olan) hastalardır. Hastalara öncesinde solunum fizyoterapisi uygulanması önerilmektedir.

Tel (Coil) ile ilgili çalışmaların sonuçlarının özeti:

1. Teller yandaki loblardan sağlanan havalanması olmayan, heterojen amfizemi olan hastalarda yarar sağlar gibi görünmektedir.

2. Teller yerleştirildikten uzun süre sonra çıkartılması konusu belirsizdir.

3. Tellerin en uygun performansı için kısmen sağlam akciğer dokusunun varlığı gerekir ve akciğer dokusu aşırı derecede harap olmuş yada büyük hava kisti (bül) olanlarda bunların kullanımı uygun değildir.

4. Tedavi edilen hastaların sayısı hala azdır, bu yöntemin etkinliğini, güvenirliğini ve uzun dönem sonuçlarını tanımlamak için daha fazla sayıda hastayı içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.

 Bu yöntemler, bronkoskopi salonunda anestezi altında uygulanır. Her hasta için uygun değildir ve maliyetleri de oldukça yüksektir. Bu nedenle seçilmiş olgulara uygulanması doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu yöntemlerin uygunluğunun değerlendirilmesi için; öncelikle solunum fonksiyon testleri, bilgisayarlı tomografi, yürüme testleri, sintigrafik yöntemler gibi pek çok tetkikin gerekliliği unutulmamalıdır, her vakada kesinlikle uygun değildir ve de gereksizdir. Uygun hastalarda ise bu yöntemler iyi sonuçlar verebilmektedir.

 

 

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır