Skip Navigation LinksTürk Toraks Derneği Sanal Gazete : Sayı 2 : İnsana Saygi Temelinde Kazan-Kazan Felsefesi

İnsana Saygi Temelinde Kazan-Kazan Felsefesi

Dr. Feyza ERKAN
erkanfeyza@gmail.com

Türk Toraks Derneği’nin Vizyonunda beni en çok heyecanlandıran ifadeler ‘’Hekim,hasta ve toplumun karşılıklı sevgi ,saygı ve anlayış içinde olacağı’’ bir Türkiye hayalidir.Kurumsal değerlerimizde de ‘’ İnsana Saygı’’ en önde gelmektedir.
İnsana saygı, aynen Hipokrat yeminimizde olduğu gibi, her türlü dil,din,ırk,millet,etnik köken,siyasi görüş,yaşam tarzı ayrımı yapmadan , insana, sadece insan olduğu için duyulan , önyargısız ve koşulsuz saygıyı ifade etmektedir.

Saygı ,ingilizceye ‘’Respect ‘’ sözcüğü   ile çevrilir. ‘’Re’’ yeniden,tekrar, ‘’Spect’’ görmek anlamına gelmektedir. Yani ‘’ Tekrar bak ve diğer insanda daha önceden göremediğin değeri,güzelliği ,varlığının anlamını gör’’. ‘’ Respektokrasi’’ demokrasiden de ilerde ,gelecek aydınlık günlerin yönetim biçimi olarak tanımlanır. Demokraside bazen iktidarı ele geçiren grup,diğer kişilerin grupların,azınlıkların hassasiyetlerine yeterince saygı gösteremeyebiliyor. Onlara haksızlık yaparak,kendi mensuplarına çıkar sağlayabiliyor. ‘’Ben iktidarsam,benim dediğim olur’’ diyebiliyor.  Oysa ‘’Respektokrasi’’de , tam bir eşitlik ,adalet ve vicdan çerçevesinde herkese aynı saygı gösterilmekte, ‘’Liyakate ‘’ önem verilerek,her insan,kim olduğuna bakılmaksızın,yeteneği ölçüsünde görevlendirilmekte ve terfi ettirilmektedir .

İnsana saygı, kişiler  ve  gruplararası ilişkilere ‘’ Kazan-Kazan’’ felsefesi şeklinde yansır.  Kazan-kazan’la birlikte dört tür ilişki şekli vardır.

  1. Kazan-Kaybet: Gücü  veya çoğunluğu elinde bulunduran kişi veya grubun ,diğerlerine yeterince saygı göstermeden, kendi benimsediği görüşleri empoze etmesidir.Kendinde bu hakkı görerek ,zayıf ve güçsüz kişileri manipüle eder.Bu tür ilişkide kaybeden tarafta yenilmişlik,öfke,kin ve intikam duyguları gelişir.
  2. Kaybet-Kazan: Karşı koyma gücünü ve kendini ifade edecek cesareti gösteremeyen kişi veya grup, sürekli boyun eğer.Diğerinin kazanmasına izin verir.Ancak bu durum, uzun vadede  özsaygının zedelenmesine, psikosomatik hastalıklara yolaçar.Aşırı tepkilere dönüşebilir. 
  3. Kaybet-Kaybet: Diğer kişinin ve grubun kazanmasına izin vermemek için sürekli  çatışma  yaratılır. Etki tepkiye,şiddet şiddete yolaçar. Huzursuzluk,gerginlik ve stres ortamında verimli çalışmak ve üretmek mümkün olmaz. Etkinlik ve ürün ortaya çıkmaz.Uzun vadede herkes kaybeder.
  4. Kazan-Kazan: Herkesin kazançlı çıkacağı ,kimsenin kendini yenilmiş hissetmeyeceği çözümlerin aranmasıdır. Bu ilişki biçiminde ne benim önerdiğim A ,ne de onun istediği B kabul edilir.  İki tarafın da çekincesiz kabul edeceği,A ve B’den çok farklı, daha önce  hiç aklımıza gelmemiş olan yepyeni bir C çözümünde anlaşırız.

Kendi önerisinde taviz vermeden ısrar etmek, çoğu kişiye ‘’Tutarlılık,kararlılık ve hatta güç gösterisi’’ olarak görünebilir. Ancak bu bir ‘katılık,rijidite’ anlamına gelir.Rijidite, yaşamın değil, ölümün belirtisidir. Ölü beden katıdır,kurumuş ağaç dalı serttir. Oysa yaşam esnekliktir. Canlı beden ,genç fidan rijid olmayıp,olabildiğince esneyebilir. İki taraf da , karşılıklı saygı ile esneklik gösterek , herkesin kabullenebileceği çözümler üzerinde uzlaşabilir.Böylece herkes amacına adım adım yaklaşmış olur.Oysa ‘’Kazan Kaybet,Kaybet-Kazan ve Kaybet –Kaybet’’ ortak amaçların olduğu gerçeğini karartmakta, örneğin on amaç ortak ve  sadece bir amaç farklıysa, herkes farklı olana odaklanıp, işbirliği yapmamaktadır.

Bir tarafın kaybetmesi gerektiği, günümüz kültüründe derin köklerle varolmakta ve insanlığın önünü tıkamaktadır.Futbol maçları,okul sistemimizdeki bağıl değerlendirme vs .gibi kanıksanmış durumlar, insanların , verimsiz rekabeti  doğal bir şeymiş gibi görmelerine yolaçmaktadır.Ancak bilimsel çalışmalar,bu paradigmanın yanlışlığını kanıtlamıştır.

Son 20 yılda iletişim,psikoloji ve  yönetim bilimleri ‘’Kazan-kazan ‘ yönteminin geliştirici etkisini keşfetmiş olup,tüm kişisel gelişim ve takım eğitimlerinde bunun üzerinde durulmaktadır. İş dünyasında , bu yöntemi uygulayarak,cirosunu logaritmik katlayan şirketlerin başarı öyküleri anlatılmaktadır.

‘’Kazan-Kazan’’ bir teknik değil,insana saygı temelinde geliştirilen bir felsefedir. Bu felsefeyi evde ,işyerinde ,tüm sosyal ilişkilerde uyguladığımız zaman ,karşılıklı saygı ve güven ortamı doğar.Bu ortamda tüm insanların yaratıcılıkları gelişir,herkes kendi yeteneği ve birikimi doğrultusunda özel katkısını yapar. Sinerji,dayanışma ve işbirliği içinde  üretim ve verimlilik artar.

Uzun vadede ‘’tüm insanların bolluk ve kardeşçe paylaşım içinde mutlu yaşadığı bir Dünya rüyası gerçek olur.

Türk Toraks Derneği , Vizyonunda benimsediği ‘’Karşılıklı anlayış’’ ve Kurumsal Değeri ‘’İnsana Saygı’’ ile bu olumlu değişimin somut örneği olacaktır.

Kaynaklar:
Stephen R.Covey:Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı. Varlık Yayınları ,İstanbul 1989
Doğan Cüceloğlu: İnsan ve Davranışı .Remzi Kitabevi 1991

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış. Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.